Açlığa, yoksulluğa, yoksunluğa öfkemiz bilenirken…
Pandemiyle birlikte yoksulluğun da yoksulluğunu gören kadınlar… Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine yardım başvuruları artarken, hükümet patates soğan da dağıtsa bu yoksulluğun üzerini örtemiyor artık.

Dayanışmamızın her geçen gün daha da büyüdüğü derneğimizde, Kovid-19 salgınıyla beraber bazı noktalar giderek öne çıkmaya başladı. Bazen hiç beklemediğimiz anlarda emekçiler, gösterdiğimiz dayanışmadan etkilendiğini söyleyerek derneğimizin kapısını çalıyor. Bu dayanışma eli, bazen şiddet mağduru bir kadına maddi destek sağlayarak ayağa kalkmasına yardımcı oluyor. Bazen de artan şiddetin, yoksulluğun karşısında “Sizlerle mücadele etmek istiyorum” şeklinde dile getiriliyor. Bu cümle kurtuluşun birlikte mücadele etmekten geçtiğini çok net ortaya koyuyor.  

Ramazan ayı olmasının da etkisiyle bugünlerde birçok insan dayanışma göstermek için derneğe ulaşıyor. Biz bu dayanışmayı iki nedenle kabul ediyoruz. Birinci neden; salgını fırsata çeviren patronların ve hükümetin işçileri sefalet ücretine mahkûm etmiş olması, ikincisi de uğradığı şiddet yüzünden çocuklarıyla ortada kalan, yoksul, devlet mekanizmalarından doğru dürüst yardım alamayan kadınlar için. Aslında bugün birçok kadın, çalıştığı halde yaşadığı ekonomik sorunlar ve derinleşen yoksulluk yüzünden bu dayanışmaya ihtiyaç duyar hale geldi. Bir aylık mutfak masrafının çözülmesi kadınların birazcık nefes almasını sağlıyor.

Bizim yapmaya çalıştığımızı hükümetin emekçilerin duygularını istismar etmek için yaptığı patates soğan dağıtımlarıyla asla kıyaslamamak gerekiyor. Bir yanda bir koli erzak, bir çuval soğanın başında dokuz devlet görevlisi, parti temsilcisi ve bilmemne hayır derneği adıyla kurulmuş tarikat cemaat temsilcisinin gülerek poz verdiği fotoğraflar var, bir diğer yanda ise emekçilerin birbiriyle dayanışması, elinde avucunda ne varsa ikiye bölüp paylaşması, “bugün ben ona desteğim, yarın o bana destek…” diyerek zor günleri karşılaması… Sermaye ve onun temsilcileri bu yardımlardan zevk alır, bunu bir başarıymış gibi gösterirken, bizim ise öfkemiz biraz daha bileniyor. Bunlara karşı mücadelenin ne kadar önemli ve acil olduğunu bir kez daha görüyoruz.

'TÜRKİYE BÜYÜYOR' NE HİKMETSE!

Yıllarca, özellikle seçim dönemlerinde oy toplayabilmek ve emekçi kadınları yedeğine almak için çeşitli yardımların nasıl göze sokularak yapıldığına hep tanık olduk. Salgının başladığı ilk günden beri yaşamak için mücadele eden, ölümü göze alıp çalışan onca işçinin sorunlarını görmezden geldikleri gibi şimdi de kadınları tamamen kendi kaderine terk ettiler.

Fabrikada üretim devam ettiği halde 4 aydır ücretsiz izinde olan Selma’yı, elindeki pazar arabasıyla 40 dakika yol yürüyüp “Bana erzak var mı?” diye soran Fadime’nin gözündeki çaresizliği, Aslı’nın “Ben 13 aydır işsizim, intiharı bile düşündüm” cümlesini duymuyorlar. “Bir erzak kolisine ihtiyaç duyacağımı hayatta tahmin etmezdim” diyen onlarca kadını görmüyorlar. İki gün içinde 150 kadın derneğe “Artık yaşayamıyoruz” diye yardım talebiyle başvuruyor. Hadi “150 kadının kaderi böyleymiş” diye açıkladınız, peki bir haftada “Kadın derneği kadınlarla dayanışma gösteriyor” diye kapımızı çalan iki yüz kadını nasıl açıklayacaksınız? Salgında yakınlarını, işini kaybetmiş, şiddet görmüş, belediyeye, kaymakamlığa ve daha gidebileceği her yere başvuruda bulunmuş kadın işçiler emekçiler bunlar. Yani bizim haberimiz olduğu kadar yerel mekanizmaların hepsinin de kadınların yaşadığı sorunlardan haberi var. Bu kadınların derdi sadece bir erzak kolisiyle çözülür mü? Tüm bunlar orta yerde dururken “Türkiye büyüyor” ne hikmetse!  

Dağıtılan patates soğanın her tanesinde halkın alın teri, emeği ve hakkı var. Ama birileri bunu halkı kandırma aracı haline getirmiş durumda. Diğer bir şey ise artık yoksulluğun üzerini örtemedikleri.

Geçen yıl dernekte erzak kolisi dağıttığımızda o koliyi mahallenin orta yerinde taşımak istemeyen, mahcup hisseden kadınlar, bu yıl çocuğunun açlık sorununu çözmek için her çareye başvurduğu için artık gururdan vazgeçmek zorunda olmanın çaresizliğini yaşıyor. Bizim ise bunları yaşatan sisteme sadece ah etmemiz yetmez, yapacak bir şey var ki o da birleşmek ve mücadele etmek…

Fotoğraf: Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği

İlgili haberler
Hayatın aktığı her yerde…

Hayatımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeme mücadelemizin biriken öfkeyle birlikte değiştirici bir güce...

Umutsuzluk salgınına karşı tek çare mücadele

Kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin, nakit ücret desteği işsizlik fonundan karşılanırken, iktidar is...

Ekmek ve Gül Mayıs 2021 sayısı

Ekmek ve Gül'ün yeni sayısında kadınlar pandeminin onları içine sürüklediği yoksulluk ve işsizliği a...