DERGİMİZDEN
Umarız bu sayı, sıcak yaz günlerinde yalnızca kısa bir soluk değil, dayanışmayı büyütecek buluşmalara vesile olur. İyi okumalar...
Yaz sıcaklarının ortasında milyonlarca işçi ve emekçi kadın için mesele yalnızca tatil yapamamak değil; insanca yaşayabilecek zamandan, güvenceden ve söz hakkından her geçen gün biraz daha uzaklaşmak.
Tablo hepimiz için kararıyor. Ancak karanlığa karşı ışığı örgütleyen halklar için bu karanlık fırsatlarıyla da geliyor. Burada önemli olan emperyalizmin oyununda birer piyade olamamak...
‘Hayatın Trump ve savaş çığırtkanları için değil, emekçilerin insanca yaşayacağı bir ücret hakkı için durduğunu görmeliydik.’
‘Kadınların hayatının her alanını kuşatan saldırılara karşı rotamız, yan yana geldiğimiz her mekanı barış için bir direniş ve dayanışma ağına çevirmekten geçiyor.’
Her hayal kırıklığının ardından aynı soruyu soruyoruz: "Kime güveneceğiz?" Belki de artık güvenilecek yeni kahramanlar aramak yerine, güveni nasıl kurabileceğimizi konuşmanın zamanı gelmiştir.
Dergimizin bu dosyasında insanlığın en temel hakkı olan tatili ve dinlenme hakkını ele alıyoruz...
Kullanılabilir kıyılarımızın yüzde 95’i işgal altındayken, emekçi kadınların denize girebileceği sahillerin birçoğu ise, şehir merkezinin uzağında, güvende hissetmesi zor...
Kent hakkı mücadelesi devrimci bir eylem olarak anti-kapitalist bir içerik taşıyor. Egemenlerin bahşettiği hukuk ise, sınırları çiziyor.
Yıllık ücretli izin, Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış vazgeçilmez bir işçi hakkıdır. Kimler yıllık izin kullanabilir, doğum izni yıllık izini nasıl etkiler, izin bölünebilir mi bakalım...
‘Tatil yapmak, yalnızca parası olanların ulaşabileceği bir ayrıcalık mı olmalı? Yoksa işçinin, insan olarak var olabilmesi için toplum tarafından güvence altına alınması gereken bir hak mı?’
‘Belki de gerçek tatil, bavullar hafiflediğinde değil; birbirimizin yükü hafiflediğinde başlıyor.’
Kadınlara ‘En son ne zaman dinlendiniz?’ diye sorduk. İşte kadınların kendi sözleriyle dinlenememenin hikayesi.
Resmi tarih kitaplarında yer almayan kadınların cephedeki hayatta kalma mücadeleleri, kimlik dönüşümleri ve savaşın gölgesinde taşıdıkları ağır insani yükü…
Yağmur Yılmaz, bacaklarda koyu noktalarla kendini gösteren “çilek bacak” görünümünün nedenlerini, tavuk derisi ile arasındaki farkları ve bu durumla mücadelede etkili bakım yöntemlerini anlatıyor.
‘Çocukluk işçi sınıfının çocuk emeğine karşı mücadelesiyle, kadınların bakımın toplumsallaştırılması talebiyle ve çocuk hakları mücadelesiyle kurulmuş bir koruma alanıdır.’
Çocukları suça iten koşulları değiştirmeden, cezaları tartışarak kalıcı çözümler üretemeyiz.
Kazanılan puanlar, ulaşılamayan okullar ve artan hayat pahalılığı... LGS maratonu bitse de velilerin ve çocukların kabusu ulaşım, yemek ve harçlık çilesiyle devam ediyor.
Sosyal güvenlik sistemlerinin tarihsel gelişiminden günümüzdeki neoliberal dönüşümüne kadar emeklilik; bir lütuf veya yük değil, işçi sınıfının alın teriyle kazandığı devredilemez bir haktır.
30 yıllık özverili meslek hayatının ardından emekliliğe ayrılan ancak ekonomik koşullar ve ailevi sorumluluklar nedeniyle dinlenmeye fırsat bulamayan bir sağlık emekçisinin hayat mücadelesi...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN







































