DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül dergisi Nisan 2026 sayısı

1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı olarak elimizde...

Ekmek, gül ve barış için 1 Mayıs’a!

Bu 1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı...

NATO şemsiyesinden damlayan kan: Sömürü, yoksulluk, savaş

İşçi ve emekçilerin vergileri silah bütçelerine aktarılırken NATO “güvenlik” adı altında savaşları büyütüyor; bedelini ise en ağır biçimde kadınlar, yoksullar ve halklar ödüyor.

Savaşın gölgesi Türkiye’de: ‘NATO korumuyor, üslerinin varlığı savaş tehdidini artırıyor’

Emekçi kadınlar Ortadoğu’daki savaşın Türkiye’ye sıçrama ihtimalinden ve en çok da artacak zamlar ile düşecek alım gücünden endişeli.

Dosya: Sermayenin öğüttüğü hayatlar

Dergimizin bu dosyasında artan iş cinayetlerine mercek tutuyoruz.

Çalışan her 5 kadından 4’ü güvencesizliğe mahkûm

‘Bu düzeni değiştirecek tek güç fabrikadaki iş kazalarını, evdeki angaryayı ve sokaktaki güvencesizliği ortak bir mücadelenin konusu yapmaktır.’

İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin adı var uygulaması yok

'Mobbing ve taciz, bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu olarak kabul edilip TİS'lerde yer alması gerekiyor.'

Ravive Kozmetik davasının ardından: Benzer acılar tekrar yaşanmasın diye...

Ravive Kozmetik davası; kadınların, çocukların ve güvencesiz çalışan binlerce insanın ortak hikâyesinin bir yansıması...

İş cinayetlerinde adalet peşinde

Soma'dan Hendek'e, Gayrettepe'den Dilovası'na kadar iş cinayetleri davalarında en ısrarlı takipçiler, acılarını isyana ve sınıf bilincine dönüştüren kadınlar oldu.

İş cinayetlerinden geride kalanlar: ‘Hakkımız olanı almak için bile yıllarca uğraştık’

Antep'teki fabrikaların sömürü çarkında can veren veya uzuv kaybı olan işçilerin geride kalan aileleri, yoksulluk ve ihmallerle baş başa bırakılıyor.

Sovyetler Birliği’nde kadın işçi sağlığı

Sovyetler Birliği'nin işçi sağlığı sistemi, tıbbı ticari bir faaliyet olmaktan çıkarıp ücretsiz bir kamu hizmetine dönüştürerek tıp tarihinde koruyucu tıbba geçişin devrimci bir adımı oldu.

Dünyada kadınlar haykırıyor: Barış, ekmek, özgürlük!

Kadınlar güvenceli ve insanca çalışma koşulları, insanca ve güvenli bir yaşam ve barış için bir araya gelip sokaklara dökülüyor.

‘Tacize ve mobbinge karşı yan yana geldik’

Ücret yetmiyor, rapor almak tehdit sayılıyor, taciz cezasız kalıyor. Pendik’te metal işçisi kadınlar bu baskıya karşı çıkış yolu arıyor.

1 Mayıs’a giderken: Konveyör işçisi kadınların mücadele günlüğü

Fabrikadaki makinelerin tik tak sesleri, işçi kadınların yaşamlarında yoksulluğu, eşitsizliği ve güvencesizliği işte böyle saniye saniye işliyor.

Bir ton direnişin öğrettikleri

‘Biz birlik olmayı, dayanışmayı öğrendik. Kendimizi kazandık, öz güvenimizi kazandık, haklarımızı öğrendik.’

Yoksulluk yardımla bitmez

‘Hepimiz biliyoruz ki yardımlarla yoksulluk bitmez. Yoksulluğun karşısında birleşik bir mücadele vermeden bu tablo değişmez.’

Bir kadının geçim mücadelesi: Tek maaş, borçlar ve ertelenen bir tedavi

Savaşın gölgesinden işsizliğe, oradan yoksulluğa uzanan bir hayat… Eda, geçim derdi, borçlar ve ertelenen sağlık ihtiyaçları arasında ayakta kalmaya çalışıyor.

Kadın yoksulluğu anketi: ‘İşim olsaydı yıllar sonra dönen kocaya kapıyı açmazdım’

Kadın yoksulluğu anketinde konuşan kadınlar; meslek sahibi olamamanın, boşanma süreçlerinde yalnız bırakılmanın ve yetersiz sosyal yardımların hayatlarını nasıl belirlediğini anlatıyor.

Çorlu’da kadınlar dayanışma derneği için bir araya geldi: Dert ortak, mücadele ortak

Çorlu Ekmek ve Gül Grubu etrafında bir araya gelen kadınlar, bulundukları alanda taleplerini yükseltmek amacıyla bir dernek kurmayı hedefliyor.

Yapmamız gereken elimizi taşın altına koymak

Bugün Yasemin aramızda değil ama onun yazıları, mücadelesi, öğrettikleri hep bizimle olacak; mücadelemizde yaşayacak.

Editörden