DERGİMİZDEN
‘Tatil yapmak, yalnızca parası olanların ulaşabileceği bir ayrıcalık mı olmalı? Yoksa işçinin, insan olarak var olabilmesi için toplum tarafından güvence altına alınması gereken bir hak mı?’
‘Belki de gerçek tatil, bavullar hafiflediğinde değil; birbirimizin yükü hafiflediğinde başlıyor.’
Kadınlara ‘En son ne zaman dinlendiniz?’ diye sorduk. İşte kadınların kendi sözleriyle dinlenememenin hikayesi.
Resmi tarih kitaplarında yer almayan kadınların cephedeki hayatta kalma mücadeleleri, kimlik dönüşümleri ve savaşın gölgesinde taşıdıkları ağır insani yükü…
Yağmur Yılmaz, bacaklarda koyu noktalarla kendini gösteren “çilek bacak” görünümünün nedenlerini, tavuk derisi ile arasındaki farkları ve bu durumla mücadelede etkili bakım yöntemlerini anlatıyor.
‘Çocukluk işçi sınıfının çocuk emeğine karşı mücadelesiyle, kadınların bakımın toplumsallaştırılması talebiyle ve çocuk hakları mücadelesiyle kurulmuş bir koruma alanıdır.’
Kazanılan puanlar, ulaşılamayan okullar ve artan hayat pahalılığı... LGS maratonu bitse de velilerin ve çocukların kabusu ulaşım, yemek ve harçlık çilesiyle devam ediyor.
Sosyal güvenlik sistemlerinin tarihsel gelişiminden günümüzdeki neoliberal dönüşümüne kadar emeklilik; bir lütuf veya yük değil, işçi sınıfının alın teriyle kazandığı devredilemez bir haktır.
Çocukları suça iten koşulları değiştirmeden, cezaları tartışarak kalıcı çözümler üretemeyiz.
30 yıllık özverili meslek hayatının ardından emekliliğe ayrılan ancak ekonomik koşullar ve ailevi sorumluluklar nedeniyle dinlenmeye fırsat bulamayan bir sağlık emekçisinin hayat mücadelesi...
Uygulanan düşük ücret politikaları ile kamu emekçisi ve emeklisi derin bir yoksulluğa sürüklenirken iktidar bizi görmezden geliyor.
İzmir’de yaşayan emekli kadınlar, artan kiralar, katlanan mutfak masrafları ve bitmeyen bakım yükü karşısında verdikleri yaşam mücadelesini anlatıyor.
‘Ekmek ve Gül’ün kadınları susmuyor. her yeni sayıyla birlikte ekmeğe de güle de sahip olmanın mümkün olduğu bir hayatın umudunu büyütüyorlar.’
Urfa'da bunaltıcı sıcaklar en çok tekstil işçilerini zorluyor. Ütü bölümünde çalışan kadın işçiler zorluklarla baş etmeye çalışırken talepleri görmezden geliniyor.
‘İki yıldır bir gün bile bu mobbinge boyun eğmedik. Eğmeyi de düşünmüyoruz. Atılan işçiler geri gelecek ve herkes hakkını, emeğini alacak.’
Pınar'ın cebelleştiği tüm sorunları ve çocuklara dair duyduğu umudu okurken, bu çaba sadece öğretmenlerin tekil tekil tutumlarıyla sınırlı kalmamalı diye düşünüyorsunuz.
Bu dizi yalnızca geçmişin bir kesitini değil, yükselen faşizme, derinleşen ekonomik krize ve toplumsal eşitsizliklere karşı işçilerin ve kadınların omuz omuza ördüğü tarihsel direnişi anlatıyor.
‘Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmeler, cezasızlıkla beslenen ilişki ağlarını açığa çıkarıyor. Hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmiyoruz.’
Bu sayıdaki yazılar savaşın, yoksulluğun ve şiddetin birbirinden ayrı olmadığını gösteriyor. Biliyoruz ki şehirleri yakan gemilerle, hayatlarımızı kuşatan eşitsizlik aynı düzenin eseri.
Yürüyen Şato’daki gibi, savaş yalnızca cephede yaşanmıyor; kentlerin sokaklarına, mutfaklara, iş yerlerine, evlere kadar sızıyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































