DERGİMİZDEN

Depremin gölgesinde kadın emeği: Görünmez sömürü, yetmeyen ücret ve güvenilmez sendikalar

BİRTEK-SEN Malatya Temsilcisi Halime Sancak’ın aktardığı veriler ve saha deneyimleri, Malatya’da kadın işçilerin karşılaştığı derin sorunları gözler önüne seriyor.

5 bin liralık ‘nezaket’ ve 300 liralık sistem faturası

Tüm bu koşturma, yorgunluk ve sinir, sadece bir gerçeği gösterdi: Sorun 5 bin lira değil, kaşıkla verip kepçeyle alan düzende. İşte bu yüzden, tüm bu yaşananlar anlatılmaya değer.

Üç çocukla yaşam savaşı: ‘Hani neredeler? Düştüm işte, kaldırsın beni!’

‘Hem aç kalmamızı istiyorlar hem de onları desteklememizi istiyorlar. Kusura bakmasınlar, yok öyle. Düştüğümde, aç kaldığımda beni kaldırmayan bu devleti destekleyemem.’

Lüks değil, emeğimin karşılığını istiyorum

‘Neden her şeyin fiyatı yükselirken bizim aldığımız maaş aynı kalıyor?’

Bu düzen susmamızı istiyor ama biz örgütlenerek güçleneceğiz

‘Yapılması etkili olacak tek hareket birlik olmak, el ele olmak ve ses çıkarmaktır.’

İçimizde kıyametler kopuyor

‘Annelerin gözyaşının, çocukların açlığının normalleştirildiği bu düzene razı değilim, razı olmayacağım. Ekmek de bizim, gül de bizim.’

B12 vitamini: Güçlü bir zihin ve dinç bir vücut için temel yakıt

‘Son yıllarda beslenme yetersizliği ve sağlıklı besine ulaşamama, B12 eksikliğinde rol oynamaktadır.’

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek mücadelesinde ısrarcıyız

Çocuklarının eğitim hakkını yok etmeye çalışan MEB'e açtığımız dava ile hep birlikte Bakanlığa ‘görevini yap’ diyoruz. Görevini yapıncaya kadar da mücadeleye devam edeceğiz...

Ekmek ve Gül dergisi Kasım 2025 sayısı

Bu sayımızda şiddeti hem kullanan hem de sürekli yeniden yaratan sermayenin şiddetine mercek tutuyoruz...

Korkusuz bir hayatın yolu bizim adımlarımızda

Gücümüzü, parçası olduğumuz sınıfın tarihsel dönüştürücü gücünde bulacağız. Korkusuz, güvenceli bir hayatın da yolunun bunun adımlarını atmaktan geçtiğini bileceğiz...

Dünyayı saran karanlığa rağmen: Kelebeklerin mirası kadınların eyleminde, düşlerinde

Düşmanlarımızın dost olup safları sıkılaştırdığı dönemde 25 Kasım, emeğimiz, yaşamımız ve özgürlüğümüz için mücadelemizi ortaya koyacağımız günlerden biri olmalı.

Dosya| 25 Kasım’a giderken sermayenin şiddeti

25 Kasım’a giderken bugün şiddetin temelindeki unsurları incelemek ve önümüze mücadele rotamızı güçlendirmek amacıyla bu dosyayı hazırladık.

Kapitalizmde aile neden şiddetin pekiştiği bir alana dönüşür?

Bugün kadınlara yönelik baskıların, eşitsizliklerin ve sömürünün kaynağı üretimin ve yaşamın nasıl örgütlendiğiyle ilgili. Kapitalizmde kadının yükü bir “rol” değil, bir zorunluluk.

Sermayenin şiddet sarmalı

Kadın işçilere yönelen her türlü baskı, sermaye açısından kâr mekanizmasının önemli bir dişlisidir. Mobbing, taciz ve tehdit, işçiyi sessizliğe ve itaatkârlığa iter.

BİRTEK-SEN raporunun gösterdikleri: Şiddet üretimin can simidi

BİRTEK-SEN’in, Güneydoğu Anadolu Tekstil Sektöründe Kadın Emeği ve Sendikal Algı Raporu, kadın işçilerin yaşadığı şiddet ve sömürü döngüsünü çarpıcı bir şekilde ortaya seriyor.

Aile Bakanlığının 2026 bütçesinin gösterdiği: Kadına şiddet görmezden geliniyor

İktidar kadınların ihtiyacı için değil, kendi hedefleri için bütçe düzenlemesi yapıyor. Aile Bakanlığının 2026 bütçesi de bu durumun bir göstergesi.

Bizden yana bir yaşamı inşa edebilmek için...

‘Bir kadın öğrencinin eğitimine devam edebilmesi ile özgürce yaşayabilmesi, tüm bu iç içe geçmiş politikalarla doğrudan bağlanıyor.’

Eli kolu uzunlara karşı Rojin için mücadele edeceğiz

İktidar yıllar içinde tecavüzcüleri, çocuk katillerini kendi sistemini sağlamlaştırıcı birer el haline getirdi. Çünkü çürümüş bir sistemde çarklar her zamankinden daha kolay işler.

İAÜ Kadın Araştırmaları Kulübümüze ne oldu?

İAÜ Kadın Araştırmaları Kulübü, 19 Mart boykotuna katılan üyesine verilen uzaklaştırma sonrası baskılarla karşılaştı. Kadınlar, baskılara rağmen mücadeleyi sürdürmekte kararlı.

‘Rektör istifa’: Öğrenciler güvenli kampüs için mücadelede

‘Biz kadın öğrenciler, bu süreçte iç içe geçmiş iki hisle mücadele ediyoruz: Derin bir korku ve büyük bir öfke.’

Editörden