Bursa’da kadınlardan afet mağdurlarıyla dayanışma kampanyası
Bursa Panayır Mahallesi'nden kadınlar afet bölgeleriyle dayanışmak için ikinci el giysileri pazarda satıyorlar.

Ülkede yaşanan afetlerde mağdur olanlar için ne yapabileceklerini konuşmak için kadınlar Bursa Panayır Mahallesi'nde bir araya geldiler. Birlikte neler yapabileceklerini konuşan kadınlar, aldıkları kararlar doğrultusunda mahallenin muhtarını da işin içine dahil ederek bir dayanışma kampanyası başlattılar. Kadınların başlattığı dayanışmayı destekleyen Muhtar Binali Taş tekstil ürünleri satan esnafı ziyaret etti, esnaf da bu dayanışmaya katkı ve desteklerini sundu.

Panayır Sosyete Pazarında iki hafta boyunca ürünleri satan kadınlar, toplanan parayı afet bölgelerinin ihtiyaçlarının karşılanması için Mudanya Belediyesi aracılığı ile gönderecek.

Dayanışma kampanyasının bir parçası olan kadınlar düşüncelerini Ekmek ve Gül’e anlattı.


‘EL BİRLİĞİYLE BİR ŞEYLER YAPMAYA BAŞLADIK’

Şerife Özer: “Ben ne yapabilirim diye önce kendime sordum, sonra arkadaşlarıma. Her zaman sosyal sorumluluk ve demokrasi mücadelesinde birlikte olduğumuz kadın arkadaşlarımız beni yanıtsız bırakmadılar ve el birliğiyle bir şeyler yapmaya çalıştık. Bodrum, Milas, Marmaris, Manavgat ormanları yanarken içim yandı. Bu öyle bir yandı ki Kerbela'yı, Sivas'ı söndüremeyen su bu güzelim şehirleri de söndüremiyordu. Devlet, hükümet seyrediyor, bir yardımda bulunmadığı gibi sırıtıyor, gülüyordu. THK'nın yangın söndürme uçaklarının arızalı olduğunu söylüyor, günlüğü 1,3 milyona Rus uçaklarını kiralıyor. Bu nasıl bir yönetim? Ülkemin güzel ormanları yanarken onlar söndürmek yerine suçlu arıyordu. Bizler nerdeyse soluduğumuz havanın bile vergisini kat kat ödeyen millettik. Beklemek değil birlik beraberlik, yardımlaşma zamanıydı. Hayırsever kişiler, sanatçılar, halk maddi manevi koşulları zorlayarak yangınları söndürmeye çalıştılar. O kadar duygulandım ki.

Arkadaşlarımla temiz 2. el giysileri pazarda satabiliriz dedik. Muhtarımız ile görüştük. Destek vererek yardımcı oldu. Hayırsever kişilerin verdiği kumaşları, temin ettiğimiz 2.el giysileri sattığımız parayla ihtiyaç listesine göre aldıklarımızı göndereceğiz. Şuna inanıyorum ki halkın siyasi görüşleri, inançları, düşünceleri değişik olsa bile felaketlerde kenetleniyoruz. Emeği geçen arkadaşlara, muhtarımıza, destek olan esnafımıza, alışveriş yapan Panayır halkına teşekkürler. Ben ne yapabilirim demeyelim, mutlaka çorbada bir tuzumuz olur. Yeter ki harekete geçelim.”



DAYANIŞMA İÇİNDE BİR PAZAR GÜNÜ

Sevgi Başboğa: “Sabah saat 8, ayaktayız, bugün arkadaşlarla pazar yerinde olacağız. Dayanışma içinde  yine bir pazar günü her yerden gelen kumaşlar, kıyafetler satılacak. Yangın ve sel olan illere acil ihtiyaç listesinde yer alanlar alınıp belediyeler aracılığıyla gönderilecek. 3,5,10 liraya kim alır dediğimiz kıyafetleri meğer ne çok insan ihtiyacı olduğu için alıyormuş. Bu dayanışmayı başlatan değerli ablamız Şerife Özer ve destek veren değerli muhtarımıza, esnafa, kendi tuhafiye dükkanını kapatıp her daim yanımızda olan pazar yerini bize açan Meral'e, Bedriye, Hülya, Filiz, Çimen, Serpil, Gönül, Dönüş’e ve Panayırlı kadın dostlara çok teşekkür ederiz. Dileriz bu felaketler bir daha ülkemizde ve dünyada yaşanmasın. Bir damla su olduysak ne mutlu bize. Gece vardiyasına gideceğim uykusuz da olsam huzurluyum, insan olmanın ağırlığının içindeyim. Güzel ülkemizin ağacı, börtü böceği, kuşları, hayvanları, insanları için dayanışmalıyız çünkü dayanışma yaşatır.”

‘AFETLERİ FIRSATA ÇEVİRİP IBAN ATANLARLA DAYANIŞMA OLMAZ’

“Başka zamanlarda bizlerin taleplerini görmeyenler, ülkenin sağlıklı, huzurlu geleceği için hiçbir önlem almayanlar afet zamanlarını da fırsata çevirerek bize IBAN gönderenlerle dayanışma olmayacağını biliyoruz. Her seferinde güçlü bir ülke olduğumuzu dünyaya haykıran ‘Almanya bizi kıskanıyor’ diyen devlet büyükleri sınıfta kaldı. Bu işler çayın yetiştiği Rize'de milletinin kafasına  çay atmakla olmuyor. Seller, yangınlar elbette ki her ülkede yaşanıyor ama devlet vatandaşını kendi kaderine bırakmıyor, vatandaşını kalkındırıyor. Bizde ise vatandaşların üç beş karınca kararınca dayanışma ile yolladığı yardımlarla yaralar sarılmaya çalışılıyor. Hükümet, devlet kendi halkına sırtını dönen yetkililer hiç bir önlem almıyor. Bırak önlem almayı halkları birbirine nefret söylemleriyle kırdımaya çalışıyor. Kendi ülkemizde mülteci gibi yaşıyoruz. Hem afet bölgelerinde ve hem de her gün ülkemize gelen sığınmacılar konusunda acil önlemler alınmalı. Büyük devlet, hükümet olma erdemliği budur. Her yerde kendilerine saraylar yapmak değil. Tüm bu yaşananlardan dolayı, yüreğimiz yanıyor ve öfkeliyiz. Herkes sağduyulu davranmalı ve bizler de hayatımız, geleceğimiz, doğamız ve çevremiz için bir şeyler yapmalıyız.”

Fotoğraflar: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Bu bir yangın yazısı değil, ‘seçim’ yazısı

Doğayı yağmalayan, emeğimizi sömüren, bedenimizi yok edip varlığımızı hiçe sayan türümüzün sömürgenl...

Antalyalı kadınlar: Yaşam alanlarımız kül oluyor!

Manavgat’ta başlayan yangın yaşam alanlarını kül etmeye devam ediyor. Antalyalı kadınlar yaşadıkları...

Depremi bekler gibi bekleyecek miyiz?

“Beni krizi bahane ederek işten attılar. Samimi olduğum dört kişiyi de çıkardılar. Sonradan duydum k...