Esenyalı’da bir yılda 4 bini aşkın yoksulluk ve şiddet başvurusu: Devlet kadınları yarı yolda bırakıyor
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin 2023 yılı raporu, kadınların içine itildiği yoksulluk ve şiddet gerçeğini gözler önüne serdi.

Esenyalı Kadın Dayanışma Deneği, 1 Ocak-31 Aralık 2023 tarihleri arasında derneğe başvuran kadınların yaşadıklarını bir raporla açıkladı. Bir önceki yıla göre derneğe yapılan başvurular ağırlaşan yoksulluk, artan şiddet ve baskı sebebiyle yüzde 144 arttı, 2023 yılında derneğe 4 bin 760’ı yetişkin kadın olmak üzere toplam 4 bin 798 kişi başvurdu. Yoğunluklu olarak İstanbul’un Pendik ve Tuzla ilçesinden derneğe yapılan başvurular, yoksulluğun şiddeti nasıl artırdığını, devletin kadınları nasıl yarı yolda bıraktığını gösteriyor.

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin 5 mahalleden raporuna yansıyan bu veriler, Türkiye’nin bir minyatürünü ortaya koyuyor. Kadınlar, bir an önce şiddeti önleme mekanizmalarının işler hale getirmesini, kadınların istihdama ve sosyal yaşama eşit katılabilmesi için 7/24 işleyen kreş ve özel çocuk bakım merkezleri kurulmasını talep ediyorlar.

‘ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR’

2023 yılında derneğe ekonomik yardım için başvuran kadınların sayısı 2022’ye göre yüzde 174 artarken rapora göre toplam 4 bin 334 kadın kırtasiye, gıda, ev eşyası, temel ihtiyaç yardımları için derneğe ulaştı.

Önceki yıllardaki raporlarında da yer verildiği üzere bu yılda da başvurulardaki belirgin artışın eğitim öğretim yılının başı olan eylül ve ekim aylarında olması, kadınların ve çocukların yaşadığı yoksulluğun ne kadar derinleştiğini ve artan çocuk yoksulluğunu da gözler önüne seriyor. Eğitimin tüm masrafları velilerin sırtına yüklenirken geçtiğimiz yıl 1150 kadın, çocuğunun eğitimi için üniforma, okul çantası, kırtasiye malzemesi ve benzeri türden okul yardımı için Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine başvurdu. Başvuran kadınların çoğu ise çocuklarının okula aç gittiğini söyleyerek beslenme desteği talebinde bulundu.

GECE BAYAT SİMİT VE EKMEK TURU

Bu 1150 kadından biri olan Vildan’ın 4 çocuğu var. Vildan çocuklarıyla sokağa atılınca İstanbul’a yerleşiyor ve dernekteki kadınların dayanışmasıyla ona bir ev kuruluyor. Liseye giden çocuğu, ekonomik sıkıntılardan dolayı okulu bırakmak zorunda kalıyor. Hatta inşaatta çalışırken iş kazası geçirerek ayağını kırıyor. Diğer oğlu da eğitimini yarıda bırakarak pazarda çalışıyor. Tek bir öğrencisi ve engelli bir çocuğunun beslenme sorununu çözemediği için Vildan, akşamları tek tek fırınları, pastaneleri gezip bayat poğaça, bayat simit topluyor. Sabahları tavada ısıtarak çocukların beslenme ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.

Gıda ürünlerinden en temel hijyen ürünlerine ulaşmakta zorlanan 3184 kadın da 2023 yılında ekmek, gıda, kıyafet, kadın pedi, ev eşyası yardımı için derneğe ulaştı. Derneğe 10 kadın aktif olarak iş arama talebiyle başvururken 90 kadın hakları konusunda hukuki destek ve bilgi almak talebinde bulundu.

ŞİDDET FAİLİ ERKEKLERİN ÇOĞU KADINLARIN EŞLERİ

2023’te şiddete uğradığı için başvuruda bulunan kadınların çoğu -195- ev hanımı, 60’ı ücretli bir işte çalışan, 10’u ise işsiz kadınlar. Rapora göre, şiddet gören kadın ve çocukların yaşadığı şiddet biçimlerine bakıldığında başvuranların 174’ü fiziksel şiddet, 80’i ekonomik şiddet, 70’i psikolojik şiddet, 20’si cinsel şiddet, 10’u dijital şiddete maruz kaldıklarını ifade etti.

Kadınlara şiddet uygulayan 279 erkekten 180’i kadınların eşi, 20’si babası, 10’u boşandığı erkek ve geriye kalan 69’u ise nişanlısı, sevgilisi, oğlu, eşinin veya kendisinin aile üyeleri.

ÇOCUKLUKTAN YETİŞKİNLİĞE ŞİDDET DÖNGÜSÜ

Şiddet döngüsüne, şiddet gören çocukların gelecekte benzer bir şiddetle karşılaşma olasılığının yüksek olduğuna dikkat çekilen raporda, şiddete maruz kalan kadınların ve çocukların hikayelerine de isimler değiştirilerek yer veriliyor.

Derneğe sadece yetişkin kadınlar değil çocuklar da başvuruda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl şiddete maruz kaldığı için derneğe başvuran ya da korunması için başvurulan 2-18 yaş arası 27 çocuğun 14’ü ise çocuk işçi.

BOŞANMAK İSTEYEN KADINLARIN ÖNÜNE DİZİLEN ENGELLER

Şiddet döngüsünden kurtulmak isteyen kadınlar boşanarak kendilerine yeni bir yaşam kurmaya çalışıyorlar ancak ekonomik kaygılar, yüksek kiralar, barınma sorunu kadınların şiddetten kurtulmasının önünde büyük bir engel. Evliliği süresince pek çok sorun yaşayan kadınlar boşanmak istediklerinde de hem eşleri hem kendi ailesi hem de eşinin ailesinin baskısına maruz kalıyorlar. Bir yıl içinde birçok kadın “Boşanmak istiyorum, tehdit ediyor”, “Boşanmayı kabul etse bile nafakayı vermiyor”, “Çocuklarla baba evine sığındık ama ailem istemiyor”, “Ev tutamam çünkü hiçbir gelirim yok”, “Öldürmekle tehdit ediyor”, “Ama önce kaçıp izimi kaybettirmem lazım” gibi ifadelerle boşanma sürecinde derneğe başvurdu. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine başvuran Mehir’in hikayesi de buna bir örnek. Mehir, eşinden boşanmış iki çocuğu var. Şimdi ayrıldığı eşi nafakayı ödemiyor. Ayrıca nafaka hakkından vazgeçmesi için Mehir’e baskı yapıyor ve tehdit ediyor.

FAİLLERE ÖDÜL, KADINLARA CEZA

Kadınları ve çocukları koruyan yasaların tam olarak uygulanmaması, mahkeme salonlarında katledilen kadınların ortaya saçılması, kadınların yaşamlarında “ahlaksızlık” aranması, faillerin kapalı cezaevinde geçireceği ceza süresini kısaltan infaz kararları şiddeti önlemekten sorumlu mekanizmalara ve adalete olan güveni azalıyor. Kadınların şiddetten kurtulabilmeleri için ortaya çıkan can güvenliği, iş ve istihdam güvencesi, barınma, ücretsiz ve nitelikli çocuk bakımı, hızlı ve etkin yargı süreçleri, yerinde ve yerel sosyal hizmetler gibi acil ihtiyaçların karşılanmasının devletin rolüyle ilintili olduğu vurgulanan raporda, 2023’te yapılan tüm başvurularda devletin bu rolü ya hiç yerine getirmediği ya da kadınları yarı yolda bıraktığı görünüyor.

2023 yılında şiddete uğradığı için başvuru yapan kadınların çoğu, korunabilmek için uzaklaştırma ve gizlilik kararları çıkartmak zorunda kalıyor. Bu kadınlardan biri olan Şura, eşinden gördüğü şiddetin ardından sığınma evine gidiyor. Ancak küçük şehirde sığındığı sığınmaevi devlet kurumlarınca teşhir ediliyor, eşine Şura’nın kaldığı sığınağın adresi veriliyor.

EN BÜYÜK SORUN İLK ŞİDDET BAŞVURUSU ALAN YERLE: KOLLUK

Derneğe şiddetle ilgili başvuran kadınların çoğu en büyük sorunu kolluk birimleriyle yaşadıklarını anlatıyorlar. Kadınlar, kolluk biriminin geç gelmesi, yanlış bilgi verilmesi, “Gene mi sen?” şeklindeki yaklaşımlar, şikayetinden vazgeçirme çabaları ile karşılaştıklarını aktarıyorlar.

“Ya teyze, bu yaştan sonra ne yapacaksın. Git, kocandır azıcık alttan al” ifadelerinin polis karakolundaki bir memurca dile getirildiği örneği verilirken, bu kadın eve döndüğünde uğradığı şiddet yüzünden kolu kırılıyor. Darp raporu için gittiğinde hastane polisi şikayetini alıp eve gönderiyor. Eşinin ise ifadesinin alınıp serbest bırakılıyor.


‘DEPREM VAR, BİR YERE YERLEŞTİREMEYİZ’

Şiddete uğradığında şiddeti önlemesi gereken mekanizmalar işlemediği için belki de ölüme gönderilen kadınlardan biri Şimay. 29 yaşındaki Şimay, 6 Şubat depremlerinin ardından eşinden şiddet görüyor. Karakola gittiğinde polis memuru “Deprem var, şu an seni bir yere yerleştiremeyiz” diyerek yaralı halde onu eve geri gönderiyor. Bir arkadaşının evine sığınan Şimay ise, en başta gönderilmesi gereken sığınma evine gidebilmek için dernekten yardım başvurusunda bulunuyor.

PSİKOLOJİK ŞİDDET FİZİKSELE DÖNÜŞÜYOR

Hakaret, aşırı kıskançlık ile, tehdit edilerek, yetersiz hissettirilerek, kendini ifade etmesi engellenerek, aile ve arkadaşlarıyla görüşmesi engellenerek kadınlar psikolojik şiddete maruz kalıyor. Bu psikolojik şiddet ise bir süre sonra fiziksel şiddete dönüşme riskini taşıyor. Öte yandan yaşanan şiddetin kadınlar üzerinde yarattığı ağır psikolojik etkiyi başvuranların hikayeleriyle de rapor görünür kılıyor. 10 yaşından 14 yaşına kadar kuzeninin cinsel istismarına maruz kalan İzel, endişe ve korku sebebiyle okula gitmeyi bırakıyor. 29 yaşındaki Mihri anne ve babası tarafından zorla evlendirildiği erkeğin sistematik şiddetine uğruyor, bu durumdan kurtulmak için intihar etmeyi bile düşündüğünü ifade ediyor.

EKONOMİK ŞİDDET, ŞİDDET DÖNGÜSÜNE SIKIŞTIRIYOR

Ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, kadınları şiddetle mücadelede daha da savunmasız hale getiriyor. Kadınlar ekonomik şiddeti, maaşlarının ellerinden zorla alınması, mahkemenin belirlediği nafakanın ödenmemesi, evin ihtiyaçlarının karşılanmaması, kadının borçlandırılması, kiranın ödenmemesi, çalışmasına engel olma, zorla çalıştırma, ortak paralarının habersizce harcanması, ziynet eşyalarına el koyma, aile konutunun kadının onayı olmadan satılması, işten atmakla tehdit etme, aç bırakılma şekillerinde yaşıyorlar. Engelli bir çocuğu olan bir kadının evi terk eden eşinin kadın adına dükkan açıp engelli çocuğunun maaşının bu yüzden kesilmesi buna bir örnek oluşturuyor.

MÜLTECİ KADINLAR ŞİKAYETÇİ OLAMIYOR

Şiddete maruz kalıp, sınır dışı edilme, ayrımcılığa uğrama korkusuyla sesini çıkaramayan bir kesim ise mülteci kadınlar. İktidar tarafından uygulanan göç ve göçmen politikaları ve mülteci haklarının tam tanınmaması mülteci kadınları şiddet kuşatmasına hapsediyor. Raporda, derneğe başvuran mülteci kadınların şiddet uygulayan erkekler hakkında ancak oturum izni aldıktan sonra şikayetçi olma cesaretini gösterebildiğini ortaya koyuyor.

KIZ KARDEŞLİK KÖPRÜSÜYLE HAYATI YENİDEN KURMAK İÇİN…

6 Şubat Maraş depremlerinin ardından Esenyalı Mahallesinden yüzlerce kadın, genç, işçi, emekli deprem bölgesindeki kadınlar ve çocuklar için dayanışma örgütledi. Depremlerin ardından Pendik’e yerleşen 240 depremzede ailenin yaşadığı zorluklar ve sorunlar da bu dayanışma ile çözülmeye çalışıldı.

DİJİTAL ŞİDDET

Raporda dijital şiddetin kadınların yaşamındaki etkisi Berfu’nun ve Tara’nın hikayesiyle anlatılıyor.

Berfu’nun ona ait olmayan görüntüler montajlanarak tanımadığı kişiler tarafından askerdeki nişanlısına gönderiliyor. Nişanlısı da Berfu’yu öldürmeye çalışıyor. Berfu, görüntülerin kendisine ait olmadığını kanıtlıyor ve nişanlısından ayrılıyor. Ama nişanlısı ayrılmak istemediğini söyleyerek tacize başlıyor.

Bir süredir iş arayışında olan Tara, kısa sürede tanıştığı bir adamla nişanlanıyor ve dolandırılıyor. Nişanlandığı erkek Tara’ya kredi çektiriyor ve krediyi de ödemiyor. Tara’nın ailesi ile birlikte yaşadığı eve haciz geliyor. Bu durumu ailesi öğrendiğinde çok fazla şiddet görüyor.

KADINLAR NAFAKA HAKKINI KULLANAMIYOR

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine başvuran kadınların anlattıkları arasında öne çıkan bir diğer konu da yoksulluk ve iştirak nafakalarının düzensiz ödendiği veya hiç ödenmediği. Kadınlar, eşlerinin nafaka ödemek istemediği için kendi üzerine olan malları başkalarına devrettiğini, çocukları almakla tehdit edildiklerini anlatıyorlar. Derneğe başvuran kadınlardan Erna yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Şu an biri engelli üç çocuğumla birlikte çok kötü bir evde yaşıyorum. Sosyal hizmetlere yardım için başvurdum. Belediyeden ve komşulardan gelen yardımlarla yaşamaya çalışıyorum. Bir süre nafaka ödedi ama şu an vermiyor. Yeniden nasıl nafaka alabileceğimi öğrenmek için derneğe başvurdum.”

NE YAPMALI?
Raporda kadınların karşılaştıkları zorlukların arttığı bir dönemde Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği, güçlü bir dayanışma ağını oluşturmaya devam edeceğini ilan ediyor ve taleplerini şöyle sıralıyor:
✓ Kadınların istihdama ve sosyal yaşama özgür ve eşit katılabilmesini sağlayacak yaygınlıkta öncelikli olarak işyerlerinde ve mahallelerde 7/24 işleyen kreşler ve özel çocuk bakım merkezleri kurulmalı.
✓Şiddet gören kadınların en acil sorunlarından biri olan konut ve barınma sorunu ücretsiz barınma hakkı olarak değerlendirilip derhal çözülmeli.
✓Nüfusu 100 bin üzerindeki her belediye sığınak, 50 bin üstündeki her belediye ise kadın dayanışma merkezi açmalı.
✓Nafaka hakkının gasbedilmesiyle erkeklere ayrıcalık tanınması ya da boşanmalarda ‘barıştırma’ kurumu olarak işlev görecek olan arabuluculuk gibi kadınların medeni haklarının altını oyan tüm girişimlere derhal son verilmeli, kadınlara tek taraflı çok eşlilik dayatarak suç işleyen erkekler hakkında hukuki işlem yapılmalı.
✓6 Şubat’ta yaşanan depremlerinin ardından afet yönetiminin önemi tekrar gündeme geldi. Afetlerle başa çıkmakta yerel yönetimler tarafından desteklenen Kent Kadın Konseyleri ile kadın gönüllü grupları oluşturulmalı.
✓Mahallelerde kadın grupları kurulmalı, afet yönetimi ile ilgili eğitimlerin verilmeli.
 ✓Her mahallede kadınların sosyalleşmesini sağlayacak içinde yüzme ve spor salonlarının yanı sıra tiyatro salonunu olan belediyeye ait ücretsiz sosyal tesisler olmalı.
✓Uzaklaştırma ve koruma kararlarını ihlal eden erkeklere daha caydırıcı cezalar uygulanmalı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Ezgi Alya Yiğit duruşması 29 Ocak’ta| Adalet sağla...

Nizip Ticaret Borsası'ndan İbrahim Sarı’nın oğlu, Nizip AKP Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın yeğeni...

Esenyalı Kadın Derneğine başvurular yüzde 90 arttı...

Esenyalı Kadın Derneğinin raporu yayınlandı: ‘Kocam kuma getirdi. Kavga ettiğimizde ikimizi birden...

Özak Tekstil İşçileriyle Dayanışma Platformu kurul...

Emek ve demokrasi güçleri eylemlerini İstanbul’a taşıyan Özak Tekstil işçilerinin direnişini güçlend...