Malatya konteyner kentte sorunlar bitmiyor
Deprem sonrası Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Ören Mahallesinde kurulan konteyner kentlerde yaşam gittikçe zorlaşmaya devam ediyor. Birçok sorunla boğuşan depremzedelerle yaşananları konuştuk.

Maraş merkezli deprem sonrası Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Ören Mahallesinde kurulan konteyner kentlerde yaşam gittikçe zorlaşmaya devam ediyor. Hijyen, barınma ve sağlık sorunu ile karşı karşıya kalan depremzedeler, “Sıcaktan duramıyoruz, kışın soğukta ne yapacağız bilmiyoruz. Enkazları kaldırmadılar, toz içerisindeyiz. Gidecek yerimiz yok ama konteynerde yaşam ne kadar sürer?” diye sitem ediyorlar.

 ‘HAYVAN ÇADIRINDA KALIYORUM’

Meryem Köse ile sohbet ediyoruz. Meryem eşini kaybetmiş. Köyde iki evleri var. Eşinin adına tapusu olan ev yıkılmış, kendi adına olan evin içi hasarlı. Meryem artçı depremler hala devam ettiği için eve girmeye korkuyor. Meryem konteyner istediğini ama alamadığını anlatıyor: “Benim adıma olan ev yıkılmadı diye konteyner vermediler bana. Gitmediğim yer kalmadı. Muhtarlığa, kaymakamlığa gittim ama sonuç alamadım. Korkuyorum, eve giremiyorum. ‘Evim hasarlı’ diyorum ama vermiyorlar. Oğlum veteriner, hayvan çadırı getirdi bana. Onda kalıyorum. Çadırım caddeye yakın sürekli toz oluyor, tozun içerisindeyim. Hasarlı evleri yıktılar. Enkazları kaldırmadıkları için sürekli toz yutuyorum. Baştakiler bunu görmüyor mu? Yardım istemiyorum, bir tane konteyner istiyorum. Vermezlerse mecbur evime gireceğim kışın. O da tepeme yıkılır bu gidişle”

Hijyen, barınma ve sağlık sorunları yaşadıklarını söyleyen Meryem,

“Burada birçok komşumum her şeyi enkaz altında kaldı. Temizlik malzemesi de bulamıyoruz. Yardım gelmiyor. Sabahları da çok sıcak olduğu için çadırda ya da konteynerin içinde duramıyoruz. Gölge bir alan da yok. Yağmur yağdı nereye gideceğimizi şaşırdık” diyor.

‘EV OLMADAN NORMAL HAYATA DÖNÜLMEZ’

Kardeşinin yanında kalan Fatma ise, “Üç aydır buradayım. Kız kardeşimin yanında kalıyorum. Kardeşim ailesini kaybetti. Çok zor şartlarda yaşıyorlar burada. Elektrik sürekli kesiliyor. Tüp yasak, su gelmiyor. Elektrik kesilince yemek yapılmıyor, çamaşır yıkanmıyor. Havalandırma yetersiz olduğu için nefes almakta bile zorlanıyoruz. Sabah 5 oldu mu herkes ayakta, uyku yok burada. Çok sıcak olduğu için durulmuyor konteynerde. Her yer toz bulutu, hastalıklar çoğaldı. Bizim kaldığımız konteynerde bebek var, zehirlendi geçtiğimiz günlerde. Acile zor yetiştirdik. Burada kalan birçok çocuğun vücudunda yaralar oluştu. Buraya devletin destek çıkması ve buradaki vatandaşlara el uzatması lazım. Kış geliyor, insanlar ne yapacak? Çocukların okulu var, okuldan da geri kalacaklar. Ev olmadan normal hayata dönülmez” diye anlatıyor konteynırda yaşam koşullarını.

‘YEDİ KİŞİ BURADA NASIL YAŞAR?’

Kardeşinin konteynerini gezdiren Fatma, “Tek odada beş kişi kalıyor. Mutfağın olduğu bölümde ise 2 kişi kalıyor. Şu alanda nasıl yedi kişi kalabilir? yedi kişi yaşayabilir mi burada? İnsanlık mı bu ne diyebilirim? İnsanlar depremde canlarını kaybetti şimdi de burada yaşamaya çalışıyorlar o da yaşamak denirse” diyor.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Barış her neredeyse bulup getireceğiz

Son dönemde daha da açık görüyoruz ki barış mücadelesi ekmeğimizle, aşımızla, işimizle, huzurumuzla,...

Emek kampına gitmek istemezken, kampın bir parçası...

Kamp hakkındaki olumlu ve güzel düşüncelerim ne kelimelere ne sayfalara sığmaz. Çok güzel insanlar t...

‘Bakanın sözleri Medeni Kanundaki haklarımıza sald...

Adalet Bakanı'nın aile hukukuna arabuluculuk getirileceğini söylemesine dair TÜBAKKOM'dan Av.Eylem S...