Sendikalı bir kimya fabrikasında işçi olarak çalışıyorum. Ama fabrikada hem taşeron hem de altı aylık sözleşmeli işçiler var. Sendikalı işçiler daha iyi bir ücret alıyor, daha iyi yemekler yiyorlar ama onlar da mobbinge maruz kalıyor. Günlük sayı baskısını onlar da yaşıyorlar. Sayıyı tutturamadıklarında sendika bile onları kurtaramıyor.
Patron bir yılı dolmasın, tazminat hakkı olmasın diye sözleşmeli işçileri altı ay boyunca at gibi koşturuyor.
Bir de taşeron işçiler var. Bir gün her zamanki saatte yemeğe çıktık. Taşeron işçilerle aynı sıradaydık. Yemek menüsünde iyi bir yemek vardı ve sıra taşeronda çalışan abiye geldiğinde yemeği dağıtan abla, “Bu senin yemeğin değil” dedi. İşçi, “Hangisi benim yemeğim?” diye sordu. “Bize söylenen bu” cevabı ile o gün işçinin tepsiyi bırakıp yemek sırasından çıkmasına çok üzüldüm. O gün taşeron işçilere iyi yemeklerden kalmadı, kuru fasulye pilav yediler.
Asgari ücret açıklandı ve açlık sınırının altında kaldı. Açlık sınırının altında bir ücret belirleyerek devlet neyi planlıyor bilmiyorum ama işçi, emekçi insanları açlığa mahkum ediyorlar. MESEM’ler ile çocuklar işçi olmaya zorlanıyor.
Soruyoruz biz de, devlet nerede? Asgari ücretin bir tık üstünde maaş veren patron, “Devletin yaptığından daha çok zam yaptım” diyor. Ay sonunda kirayı, faturaları ödeyince işçi ne yapsın? Asgari ücreti belirleyenler bir ay 28 bin 75 lira ile geçinebilecek mi?
Soruyorum iktidara ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına. 12 saat çalışıp soğuk yemek yiyor musunuz? Taşeron olduğunuz için asgari ücret alıyor musunuz? Ya da akşam pazarındaki atık sebze meyveleri topluyor musunuz?
22 yaşında genç bir işçi olarak fabrikada üç ayrı sömürü düzeni görüyorum. Buna dayanamayıp çıkan işçilerin hepsi kiracı. Bir işçinin kurduğu cümle beni baya etkilemişti. “Umarım yoğurtla, meyve çıkar; çocuklara götürürüm, sevinirler.” Çok can yakıcı ama biz işçi sınıfı güçlüyüz. Biz de biliyoruz kurtuluşumuzun örgütlü mücadelemizle geleceğini. Hiç bir patrona, devlete boyun eğmeyip emeğimizin peşinde mücadele edeceğiz.
Görsel: Canva pro yapay zeka
İlgili haberler
PETROKİMYA İŞÇİSİ KADINLAR: ‘Öncelikli’ sektörün ‘itilip kakılanları’
2017’de Sanayi Bakanlığınca teşvik, vergi indirimi ve kaynak tahsili için birincil öncelikli sektör seçilen petrokimyada kadınlar işçi sağlığı sorunları, ayrımcılık ve kötü muameleden çok dertli.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























