MEKTUP

Gençlere ‘çıkın gezin’ demek kolay. Ancak bu maddi yükünü kim sağlayacak?

Hak eşitliği talebi başta olmak üzere demokratik talepler, ekonomik-sosyal güvenceler ve hayatın her alanında kadınların güç göstereceği örgütlü yapılar hayati önemdedir.

'Üniversiteli kadınlar eğlenmek için toplandıkları partilerde bile yaşadıkları ekonomik, politik, toplumsal sorunları tartışarak bu mücadele pratiğinden uzak olmadıklarını gösteriyorlar.'

Tuzla’daki Konveyör fabrikasında çalışan bir kadın işçi ağır çalışma koşullarına isyan etti: 'Biz işçiler daha ne kadar insanca olmayan bu koşullarda çalışmaya devam edeceğiz?'

'Atölye sonunda Tante Rosa’yı ve atölye sürecini değerlendirirken bunun keyfini doya doya yaşadım.'

'Ülke genelinde genç kadınlar, eylem alanlarında bulunmayı da aşarak eylemlerin örgütlenme süreçlerinde, toplantılarında, yapılacak işlerin içeriklerin belirlenmesinde öncü roller üstlendi.'

'Bildiğim bir şey var, bilinçli insanları ezmenin zor olduğunu anladılar. Suskun insan olmayacağımızı anladılar, işlerine gelmeyince seni sepetlemesini iyi biliyorlar.'

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğrencileri, üniversitelerinde yaşanan tacize tepkilerini dile getirdikleri bir mektup kaleme aldı.

'Çalışmayanı çalıştırmak üzerine değil de çalışanı daha çok çalıştırmak üzerine kurulmuş o sistemin parçasıyız biz. Hemşireleriz.'

'Birbirlerini yaralarından tanıyanlarız. Babana duyduğun sevgi sardı sarmaladı hepimizi, yaralara merhem oldu sevginiz.'

'Yürüyüşe katıldığımda olayın gerçekleştiği sokağın, bir yakınımın oturduğu ve her gün önünden geçtiğim yer olduğunu öğrendim. Tanıdık bir sokakta cinayet işlenmişti.'

Eşi TÜPRAŞ işçisi olan bir kadın, TÜPRAŞ işçilerinin direnişini yazdı: 'Haksızlık karşısında avazımız çıktığı kadar bağırmak gerektiğini bir kez daha yaşayarak anladık.'

1 Mayıs Türkiye’nin dört bir yanında mitinglerle, eylemlerle kutlandı. 1 Mayıs’ta talepleriyle alanda olan işçi, emekçi, öğrenci kadınlar taleplerini, duygularını Ekmek ve Gül’e yazdılar.

Devlet hastanelerinden randevu bulmak neredeyse imkansız. Maalesef özelde doğum yapmak zorunda kaldım, zaten buna mecbur bırakıyorlar. Aldığım doğum parası, özel hastanenin ücretini bile karşılamadı.

Bir işçi, yaşadığı depremin ardından kaleme aldığı bu mektupta, patronların kâr hırsı uğruna nasıl ölümle burun buruna geldiklerini, nasıl değersiz hissettiğini anlatıyor.

‘Genç kadınlar hem eylemlerde en önde duruyorlar, hem forumlarda sözünü söylemekten çekinmiyorlar, hem de mücadeleyi büyütmek için bir sonraki adımı atmada daha cesaretli davranıyorlar.’

‘Emek emek kurduğumuz topluluğumuzu eften püften bahanelerle kapatmalarına, örgütlülüğümüzü dağıtmalarına izin vermeyeceğiz.'

Aynı okuldayız. Aynı koridordan geçiyoruz, aynı sorunlara sessizce bakıyoruz. Yapılanlar yanlış geliyor, söylenen sözle, yapılan işler, bizi düşündürüyor… Ama sonra zil çalıyor, derse giriyoruz.

'Daha önce hiç 1 Mayıs kutlamalarına katılmamıştım ve bugün yürüdüğümüz onca yol beni yormak yerine aksine bana güç ve heyecan kattı. Beni yüreklendirdi.'

'O coşkulu alandan çıkıp koştura koştura çalışmaya fabrikaya gittim. Çünkü hangi bölümler gelecek diye güvenliğe liste asılmıştı...'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.