MEKTUP

Şiddetin içe kanayan yanını anlatıyorum, dinleyin...

Bir arkadaş ziyareti, sokakta el ele yürümenin cesareti, parkta konudan konuya bir muhabbetin gösterdikleri... Hepsinde içimizde kanayan bir şeyler açığa çıkıyor. Şiddet; hepsinin ortak adı oluyor.

Velilerin başı dertte: ‘Çılgın sınıf annelerinin’ pahalı hediye hevesi

Eğitimde bir sürü sorun varken bu sıralar bir derdi daha var velilerin: Öğretmenler Günü. Çılgın sınıf annelerinin öğretmenleri pahalı hediyelere boğma hevesine maruz kalan velilerin başı dertte.

Birlikte her şeyi başarırız

Müftülere resmi nikah yetkisi verilmesine karşı Batıkent Kardelen Mahallesi'nde imza kampanyası yürüten kadınlar bir araya geldikleri kadınlarla yaptıkları tartışmaları yazdı.

Bir anne çocuklarını kapının önüne koyar mı Gönül anne?

‘Reklamlarında kadınların emeğinden bahseden Göçmen Börekçisinin yeni doğum yapmış kadın işçilere bebeğini emzirmesi için süt iznini dahi kullandırtmadığını biliyor musunuz? Biz biliyoruz.’

Patronun işçi temsilcisi olduğu bir düzeni kabul etmiyoruz

Tekstil fabrikasından çalışan kadın işçi çalışma koşullarını anlattığı mektubunda kendilerini yine kendileri gibi işçi olanların temsil ettiği, temsilcilerini kendi seçtikleri bir düzen istiyor.

Ah bu nefret!

‘Nasıl? Nasıl yardım edeceğim? Dilini bilmediğim, dilimi bilmeyen birine -ki o bir çocuksa- nasıl yardım edeceğim? Niye duruyordu bu insanlar? O bir çocuk…’

Öğrenci kadınların ev ararken yaşadıkları sıkıntılar

Yüzüncü Yıl Üniversitesinde tez çalışmasının konusu olan ‘kadın öğrencilerin ev ararken yaşadığı sıkıntılar’ı paylaşan Ranya’nın yaşadıklarını kendiniz yaşamış gibi hissedeceksiniz.

Aile arabuluculuğuna karşı ev ev dolaşmalı

Aile arabuluculuğuna dair bir tartışma yürütüyor Sincan’dan işçi Ayşe. Fabrikadaki arkadaşının şiddetle örülü aile yaşamını bize anlatan Ayşe’nin, kadın örgütlerine ve sendikalara çağrısı var.

Bir kadının çocuk istememe hakkı yok mu?

Gebelik şüphesi yaşayan ve gebelik istemeyen bir kadın aile hekimine giderse nasıl diyolaglar geçer aralarında dersiniz? Bir takipçimizden gelen mektup tam da bu soruya yanıt veriyor.

‘Bu bir teşekkür mektubudur’

Adana’da apartman yöneticisinin yıllar boyu süren tacizine maruz kalan kız çocuğunun ablası Ekmek ve Gül’e mektup yazdı.

Birbirimizle daha fazla konuşmalıyız

Müftülere nikah yetkisi verilmesini okurlarımız çevresindekilerle konuşup tartışıyor. Genellikle içeriğinin bilinmemesinin altı çiziliyor.

Mücadele ettikçe özgürleşeceğiz

Binlerce yıl topluma şifacılık eden, toplumsal yaşama kaynaklık eden kadınlar şimdi yaşamın kıyısına itilen, baskılanan, eve hapsedilen kesim olmuş durumda.

Çorlu’da kadınlardan ‘Atma, paylaş’ kampanyası

Çorlulu kadınlar ‘Atma, paylaş’ kampanyası ile bir araya gelip eşyalarını paylaşıyor, dertlerini konuşuyor.

Helin’in babasından mektup var

“Başka kimsenin başına böyle bir olay gelmemesi için, başka kimsenin yüreğine bu acının düşmemesi için adaletin sağlanması lazım. Bunun için bu olayın peşini bırakmayın.”

Helin ve annesi ‘mücadele’ demişti şimdi sıra bizde…

Okuduğu lisenin önünde pompalı tüfekle öldürülen Helin’in yaşamını, çocukluğunu annesinin arkadaşı Adile Doğan anlattı.

GÜNÜN MEKTUBU: Kaktüsler Susuz da Yaşar kitap grubundan İdil Eser’e

1980 Darbesi sonrası Mamak Cezaevinde tutuklu kalan ve cezaevi anılarını anlattıkları Kaktüsler Susuz da Yaşar kitabını çıkaran kadınlar tutuklu insan hakları savunucusu İdil Eser’e mektup yazdı.

‘Bugün iş kazasında ölmedi, peki yarın ne olacak?’

Eşi TÜPRAŞ’ta çalışan bir kadın, çocuğu ‘Babam öldü mü?’ diye sorduğunda ‘Hayır’ cevabını verdiğini söylüyor ve soruyor: ‘Peki yarın ne olacak?’

Eşitsizlik evde de fabrikada da aynı

Bugün fabrikalarda, depolarda ve diğer çalışma yerlerinde bir sürü kız kardeşimiz eşitsizliğe maruz kalıyor. Bu tür olaylara biz susarsak herkes susar. Susmayalım.

Din adına hem inancımızı hem emeğimizi sömürüyorlar

Fabrikada haremlik selamlık yapıp erkek ve kadınların sigara içtikleri, yemek yedikleri alanları ayırdılar. Türban takmaya zorluyorlar. Ustabaşı bağırıyor; türbanlarınızı bağlayın!