MEKTUP

Kovid hastası bir hemşire: Sağlık sistemi bizi koruyamıyor

Malatya Eğitim Araştırma Hastanesinde çalışan ve kovid testi pozitif çıkan bir sağlık emekçisi, sağlık sisteminin kendilerini hasta ettiğini söylerken, maruz kaldığı ayrımcı davranışları da anlatıyor.

En büyük gücümüz dayanışma ve örgütlülüğümüz

En büyük gücümüz dayanışma ve örgütlülüğümüz. 8/20 mesai saati uygulamasında geri adım attıran çoğunluğu kadın sağlık emekçileri olarak emeğimizi korumakta kararlıyız.

Ne yaşadıysak benzer, ne yapacaksak birlikte!

Biz kadınlar; bu öfkelerimizin nedeni olan gülüşlerimizi solduran tüm sorunlarla, içinde bulunduğumuz dayanışmayı daha da güçlendirerek sonuna kadar mücadele edecek kadar güçlüyüz.

‘Biz sizin gibi yaşamaktan başka bir şey istemiyoruz’

Suriye’den Türkiye’ye göç. Burada yaşanan yoksulluk, açlık, horlanma. Tam biraz toparlanıyor derken dünyayı saran korona ve yeniden açlık, yoksulluk ve dışlanma. Mülteci Hatice anlatıyor...

Ölümünün 87. yılında Clara Zetkin mücadelemizde yaşıyor

'Clara Zetkin’in sözleri günümüze hala ışık tutuyor: Pandemi, sermayenin boyunduruğundan kurtulmadan ne kadın ne de erkek emeğinin özgür olabileceğini fazlasıyla gösterdi.'

Çocuk istismarına ve kadın cinayetlerine göz yummayacağız

Ne Meclis gündemine getirilmesi beklenen çocuk istismarı faillerinin aklanmasına izin vereceğiz ne de kadınların bahanelerle öldürülmesine göz yumacağız.

Sesimizi duyun, üniversitemizde taciz istemiyoruz!

İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitede okuyan genç kadınlar, kendilerini taciz ve tehdit eden, sosyal medyadan hakaretlere devam eden erkeğin daha ağır ceza almasını istiyor.

Boşanma davam bittiği gün kutlamak için kırmızı oje süreceğim

‘...Yazıyorum, belki benim hikayem bir yerlerde çaresiz hisseden bir kız kardeşime cesaret verir. İnsanca yaşamak hepimizin hakkı. Boşanma davası bittiği gün bunu kutlamak için kırmızı oje süreceğim.’

‘Birlikte bağıralım, susmayalım’

Bandırma’dan bir kadın ülkede yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin yazdı: ‘Bir cinayeti, gerekçesi ne olursa olsun savunan, hafife alan, katil için gerekçeler üreten herkes en az onun kadar suçludur.’

Zeynep Şenpınar’ın arkadaşları: Alışmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız!

Muğla’da ayrıldığı erkek milli boksör Selim Ahmet Kemaloğlu tarafından katledilen Zeynep Şenpınar’ın arkadaşları Zeynep’i anlattıkları mektupta, ‘Zeynep için adalet’ çağrısını büyüteceklerini söyledi.

Depo işçisi: Gece gündüz çalıştığım yer beni işten çıkmaya zorluyor

"Kreşler kapalı, çocuğumu bırakabileceğim bir kreş de yok. Senelerdir gece gündüz demeden çalıştığım yer, şimdi beni işten çıkmaya zorluyor."

‘İstediğim şey oldukça basit aslında: yaşamak’

Her kadın gibi ben de yaşamak istiyorum ama sonunda yirmi saniyelik bir alt yazı olma ihtimalimi de unutamıyorum.

Pandemi sürecinde kadınlar evlerinde kaderlerine terk edildi

“Kadınları ve çocukları kirli siyasetin hedef tahtalarından indirip hak ettikleri hayatı özgürce yaşamaları için durmadan çabalamaya devam etmekte kararlıyız.”

Pandemide göz ardı edilen çok sorun var

Ben evde bulunduğum sürece “evin kızı” algısıyla ev işlerinin sorumlusu olduğum gerçeğiyle yüzleştim.

‘Ayten, ben bunu yer miyim!’

‘Ayten ben bunu yer miyim’in belki çok basit bir hikayesi var, ama bunun bir altyapısı var. Birlikte olduğumuz erkeklerin her şeyinden sorumlu tutulan biz kadınların bu durumdan çok rahatsızız.

Biz kadınların umutlarıyla oynamayın artık

Hendek Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumundan bir mektup yazan Kıymet Karabulut, iktidara seslenerek, ‘Ya bırakın cezamızı çekelim ya da mum ışığını biz güneşmiş gibi göstermekten vazgeçin’ dedi.

Hastanede çalışan temizlik işçisi kadın: Bizi bir savaşın ortasına atıp gittiler!

“Hiç halimizi, sıhhatimizi, malzeme sorunlarımızı, yemek sorunlarını, içeceğimiz suyu bile bize soran olmadı… Sendikamızın bize yolladığı suları içtik. Bizlere kovid-19 testini bile çok gördüler.”

Ev işçisi bir kadın: Çok zor ekmek derdi, yoksul insanlar için çok zor...

İzmir’de ev işçisi bir kadın korona sürecinde yaşadığı zorlukları anlattı: “Pandemi başladığında hayatım birden değişti. Çocuk baktığım evde sürekli kalmak zorunda kaldım…”

Özgürlüğümün renklerini kız kardeşlerimden aldım

Ayrıldığı erkeğin şiddetine karşı yaşamını savunan Name Öztürk, 15 Mayıs 2019’da Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevinden tahliye edilmişti. Name o günden bugüne yaşadıklarını kadınlar için kaleme aldı.

Tek isteğimiz daha adil bir düzende şifa dağıtabilmek

“Biz hemşireleri joker eleman olarak görüp oradan oraya sürenlerden mi bahsetmeliyim yoksa hâlâ kimsenin bizim yaptığımız işin asıl tanımını bilmemesine mi değinmeliyim…”