MEKTUP

Mültecilik ömrümü ‘ah’ etti

İkitelli’den mülteci Mizgin anlatıyor: ‘Eğer evde yiyecek salça var ise ekmeğe sürüp çocuğumun eline veriyorum. Gün oldu çocuklarım aç uyudu.’

Sendikalar işçilerin yanında olmalı

‘Ben bir kadın işçi olarak birlikte mücadeleye, sınıfın kendi çıkarlarına, emeğimize ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaya çağırıyorum herkesi.’

İki çocuğumun canlı dersleri için tercih yapmak zorunda kalıyorum!

Oğlumun sınıfının mevcudu 18. Canlı derse katılabilen öğrenci sayısı 5. Biz telefondan giriyoruz canlı derslere. İki çocuğumun dersleri çakışıyor, ben ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalıyorum.

Çalışırken yardım kolisine mahkum kalmak…

‘Bir yandan virüs kapmamaya çalışıp, borç batağına saplanmadan kuyruğu dik tutmaya çalıştığın, bir yandan da ruh sağlığını korumaya uğraştığın zorlu bir süreçten geçiyorsun.’

Üç kuruşa, güvencesiz, köle gibi çalıştırılan etüt öğretmenleri: ‘DUR’ DEMEZSEK DURMAYACAK!

Uzaktan eğitimle birlikte etüt öğretmenlerinin de yükü arttı. Yükü artarken ücretleri düşen, hatta ücretlerini düzenli alamayan öğretmenler ise artık bu duruma isyan ediyor.

1998 yazında bıraktığım hayallerim, sevinçlerim…

‘Zengin adam anneni de kurtarırsın, seni kim alacak’ sözleriyle bir hafta geçirdim. Annemi fakirlikten kurtaracaktım belki ama benim okuma hayallerim, umutlarım ne olacaktı!

Bugünlere mücadelemle geldim

‘Bir kadın olarak buradan ailelere seslenmek istiyorum. Kızlarınız evli de olsa boşanmış da olsa sahip çıkın, arkasında olduğunuzu, sevginizi gösterin. Korkmasınlar yaşadıkları sorunları paylaşmaktan’

İstanbul Sözleşmesini antipropagandalara teslim etmeyeceğiz!

İstanbul Sözleşmesine dönük antipropagandalara karşı haklarımızı savunuyoruz. Mahallemizde kadınlara bildiriler dağıtıyor İstanbul Sözleşmesini anlatıyoruz.

‘Örgütlendikçe sesimiz daha güçlü çıkacak’

‘25 Kasım’ı geride bıraktığımız bugünlerde iktidarın kadın politikaları, pandemi koşullarında hem evde hem de iş yerlerinde çifte sömürü olarak kadınların yüklerini daha da artırmıştır.’

25 Kasım umut ışığı oldu

‘Kadınların yaşadığı eşitsizliğin, ötekileştirmenin çoğumuz farkındayız.

'Davamın ve bütün kadınların yanındayım'

25 yaşındaki Büşra evliliği süresince yaşadığı şiddeti ve verdiği mücadeleyi kaleme aldı.

Kucağımda bebekle işsiz kaldım

‘İlk vaka açıklanmadan 20 gün önce doğum yaptım. Tekrar işimin başına geçmeyi beklerken, pandemi ile daha da kötüleşen ekonomi nedeniyle çalıştığım yer kapandı, ben de işsiz kaldım.’

'Birlikte daha güçlüyüz'

Taşkışla Kadın Topluluğu'ndan üniversiteli genç kadınlar bir kadın topluluğunun bir parçası olmanın onlara hissettirdiklerini yazdılar.

Değersiz değiliz, onurluca çalışıp yaşamak istiyoruz

İş yerinden sosyal hayatlarına kadar her alanda şiddetle karşılaştıklarını belirten kadın işçiler, ‘Değersiz değiliz, onurluca çalışıp yaşamak istiyoruz. 25 Kasım birleşmenin vesilesi olmalı’ diyor.

Evdeki şiddetin yanına eklenen devlet şiddeti

Eski eşi tarafından şiddete maruz kalan, şiddete karşı koymaya çalışan F.K.’nin karşısında devlet bütün mekanizmalarıyla yaşamını savunmaya, dayanışmaya nasıl engel olurun bir örneğini okuyacaksınız.

Ayaklarımızı parçalayan yoldaki taşları söküp atmak mümkün

'Şiddete karşı bulunduğumuz işyerlerini dayanışmanın ve mücadelenin adresleri yaparak güçlenebilir, kadınların memleket genelindeki birleşen mücadelesine de buradan güç katabiliriz.'

Çorumlu kadınlardan 25 Kasım’a çağrı: Öfkemizi örgütlü güce dönüştürelim!

Çorum’da Ekmek ve Gül’e yazan ve tüm kadınlara 25 Kasım çağrısı yapan Mehtap Gökmen ve Hasibe Beyaz’ı dinleyelim: ‘Öfkemizi örgütlü güce dönüştürerek kazanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.’

‘Utanması gereken biz değiliz’

İzmir tramvayında güvenlik personeli olarak çalışan kadın işçi: Biz çok şey istemiyoruz insanca çalışmak istiyoruz.

Davam tüm mağdur kadınlara örnek olsun

Geçtiğimiz yıl ağustos ayında Antalya’da gittiği otelde nitelikli cinsel saldırıya maruz kalan Meryem, 17 Kasım’da görülecek davası için Ekmek ve Gül aracılığıyla çağrı yaptı.

Ne kadar mücadele, o kadar ekmek!

Pandemi sürecinde 75 gün izne çıkarılan, şimdi tekrar ücretsiz izne çıkarılacak olan tekstil işçisi bir kadın tüm işçilere çağrı yapıyor: Homurdanmak değil, daha yüksek ses çıkarmamız gerekiyor.