Malatya'da BİRTEK-SEN kadın işçilerle bir araya geldi
Kadın işçiler, şiddeti, sömürüyü ve direniş deneyimlerini Malatya’da BİRTEK-SEN buluşmasında anlattı: “Alın terimizin karşılığını almak için birlikte mücadele etmekten başka yol yok.”

Malatya’da Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN), kadına yönelik şiddeti, sömürüyü, kadın işçilerin deneyimlerini ve mücadeleyi konuşmak üzere kadın işçilerle bir araya geldi. Eğitim Sen Malatya Şube binasında gerçekleşen etkinlikte BİRTEK-SEN Malatya Temsilcisi Halime Sancak ve Urfa Temsilcisi Funda Bakış ile sendika avukatı Esmer Özer konuştu.

İlk olarak konuşan sendika avukatı Esmer Özer şiddet türlerine değindi. Özer, "Ekonomik şiddet nedir? Diyelim ki kadın, eşiyle kavga etti. Adam ertesi gün evden çıkarken pazar parasını bırakmadı. Çalışan kadın da aynı şekilde. Çalışan kadının banka kartı elinden alınıyor. Kendi parasını nasıl kontrol edeceğine dair söz hakkı da olmuyor. Çalışmış etmiş, kendisine iki parça kıyafet almış. 'Parayı ne yaptın' deniyor. Bunlar da aslında bizim farkında olmadan içinde debelendiğimiz şeylerin hepsi ekonomik şiddettir" dedi.

"Kadın ve erkek işçiler aynı şartlar altında çalışmıyorlar"

Kadın ve erkek işçilerin aynı fabrikada çalışsalar dahi aynı şartlar altında çalışmadığını vurgulayan Özer, "İkisi aynı maaşı alsa bile aynı şartlar altında çalışmıyorlar. Diyelim ki iş yerinde regl oldum, tuvalete gideceğim. Tuvalet izni yok. Ya da tuvaletin kapısında amir bekliyor, 'Nereye gittin?' diye soruyor. Bazı yerlerde tuvaletin girişlerine turnike koymuşlar. Amirden kartı alıyorsun, turnikeye basıyorsun. O yüzden sen her tuvalete gittiğinde amirden kartı almak için ondan izin almak zorunda kalıyorsun" dedi.

"Sendikayı işçilerin yönetmesi gerekiyor"

Sendikanın işçilerin örgütlülüğü olduğunu söyleyen Özer, "O yüzden sendikayı işçilerin yönetmesi, işçilerin orada karar alması, orada kadın işçilerin daha fazla var olması ve 'Ben kadın olarak şu sorunu yaşıyorum, senin buraya da dikkat çekmen gerekiyor' demesi gerekiyor" dedi.

"Özak direnişi sayesinde tazminat hakkını kazandık"

Özak işçilerinin direnişinden bahseden BİRTEK-SEN Urfa Temsilcisi Funda Bakış ise, "Urfa gibi bir yerde kimse başkaldırmaz, kimse yapamaz, oradan olmaz deniyordu. Bugün sadece 6 aylık bir kadın işçi için 500 kişi iş bıraktı. 80 gün boyunca direndiler. Valiye, kaymakama, yani var gücüyle saldıran bir sisteme karşı direndiler. Siz sanıyorsunuz ki ya direndi ama ne yaptı? Çok şey yaptı. Bugün ben buradayım. Bir kadın olarak burada olmam imkansızdı. Bugün bu değişimi elde ettik" dedi.
Tazminat haklarını kazandıklarını ifade eden Bakış, "Bugün Urfa gibi bir yerde tazminat hakkı yoktu. Ama Özak direnişi sayesinde bugün organizenin hepsinde ihbar tazminatları veriliyor. Bu bir kazanım değil mi" dedi.

"Birçok kadın sendikayla karşılaşmamış ya da sarı sendikacıyla karşılaşmış"

BİRTEK-SEN Malatya Temsilcisi Halime Sancak ise, "Birçok kadın sendikanın ne olduğunu bilmiyor, sendikayla karşılaşmamış. Birçok kadın da sarı sendikayla tanışmış. Maalesef sendikacılığı baltalayan, bataklığa çeken sendikalar. Bizim için en büyük sorun ne biliyor musunuz? O sarı sendikacılar yüzünden bize hırsız, tacizci, patron işbirlikçisi olarak bakılıyor. Biz bir de bunun ispatını yapmak zorunda kalıyoruz. Öte yandan bizim terörist olduğumuzu ilan etmeye, karalamaya çalışıyorlar" dedi.
"Alınterimizin karşılığını almaya ihtiyacımız var"

Sancak, "Patronlar nasıl ki haftada bir, ayda bir biraraya geliyorlarsa, konuşuyorlarsa, işçiye karşı nasıl şekil alacaklarını söylüyorlarsa, beraber hareket ediyorlarsa bizim de beraber hareket etmemiz lazım. Bu bir suç, teröristlik değildir. Bu bir mücadeledir. Çünkü bizim buna ihtiyacımız var. Alın terimizin karşılığını almaya ihtiyacımız var" diye konuştu.

Fotoğraf: Kıvılcım Eftelya/Evrensel


Editörden