GÜNÜN KADINI: Doris Lessing
Doris Lessing okuldan ayrılıp evde kalmak zorunda olunca kitap okumaya başladı. Annesi gibi hemşirelik yapmaya başladı. Çalıştığı yerdeki yöneticisi de onun yazarlık yaşamına katkı sağladı.

Nobel ödülü sahibi yazar Doris Lessing, ya da gerçek adıyla Doris May Tayler 22 Ekim 1919’da İran Kermanşah’da doğdu, 17 Kasım 2013’te Londra’da öldü.  

Annesi de babası da İngiliz’di. İngilizlerin İran Şahı ile yakın ilişki içinde olduğu yıllardı. Babası I. Dünya Savaşı’nda sakatlanmış ve İran Kraliyet Bankasında memur olarak çalışıyordu. Annesi ise hemşireydi.

1925 yılında Güney Rodezya’ya (Zimbabwe) taşındılar. Katolik olmadıkları halde, iyi bir eğitim alması düşüncesiyle Katolik okuluna gönderildi. Rahiplerin sert tavırları nedeniyle okuldan soğudu. Henüz 13 yaşındayken, okuldaki başarısızlığı nedeniyle eğitim hayatı sona erdi ve bu onun yıllar sonra dünyanın en önemli yazarları arasına girmesine zemin hazırladı.

Evde oturmak zorunda kalınca, kitap okumaya başladı. Lessing, annesinin baskısına dayanamayıp 15 yaşında evi terk etti. Annesi gibi hemşirelik yapmaya başladı. Çalıştığı yerdeki yöneticisi de onun yazarlık yaşamına katkı sağladı. Doris’e okuması için politik ve sosyolojik kitaplar, romanlar verdi.

İlk öyküsünü gazete ve dergilere yolladı. Güney Afrika’da bir dergi yayımladı, hatta telif bile ödedi. Bu, Doris’i teşvik etti. Dönemin kadınları ikinci plana attığı, ev kadınlığına zorladığı kültürü reddederek, evliliğe ve çocuk sahibi olmaya karşı çıkıyordu. Buna rağmen, 19 yaşında bir çiftçiye aşık olup evlendi; iki çocuğu oldu. Kısa sürede hata yaptığını anladı; 10 yıl sonra oğlunu alarak kocasını terk etti. Ancak yaklaşık 1 yıl sonra Komünist Partisi üyelerinden Gottfried Lessing ile evlendi. 6 yıl sonra 1949’da boşandılar.

İlk romanı da aynı yıl, İngiltere’de yayımlandı (The Grass is Singing/Türkü Söylüyor Otlar). 1956 yılında da Güney Rodezya ve Güney Afrika’da “istenmeyen kişi” ilan edilse de, ırkçılık ve Afrika kitaplarında hep yer aldı. Feminizmle, mistisizmle, kozmik fanteziyle ilgilenen Lessing, bunları romanlarına da yansıttı, yüzyılın en iyi yazarları arasına girdi. İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, onu Kraliçe’nin asil ilan edeceği kişiler listesine eklemişti. Lessing’in buna tepkisi sert oldu ve asalet unvanını reddetti.

Londra’da mütevazı bir hayat sürdüren Doris Lessing, 11 Ekim 2007 günü Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Türkçeye çevrilmiş eserleri arasında 8. Gezegen, Altın Defter 1/2, Evlilikler, İçinde Yaşamayı Seçtiğimiz Hapishaneler, Sirius Deneyleri, Tenimin Altında, Cehenneme İniş İçin Açıklama, Evlenmeyen Adamın Hikâyesi, Gene Aşk, Mara İle Dann, Şikasta, Türkü Söylüyor Otlar, Terörist, Kedilere Dair, Siyah Madonna bulunmaktadır.

Doris Lessing 17 Kasım 2013’te 94 yaşında öldü.


İlgili haberler
GÜNÜN KADINI: Yaşamak isteyen bir şair Selma Meerb...

18 yaşında toplama (zorunlu çalışma) kampında tifüsten ölen şair Selma Meerbaum -Eisinger: ‘Yaşamak...

GÜNÜN KADINI: Bilgisayar programcılığının öncüsü F...

4 Ağustos 1932 doğumlu ABD’li bilgisayar bilimci Frances Allen 4 Ağustos 2020'de öldü. Bilgisayar pr...

GÜNÜN KADINI: Fransız Derviminin amazonu Anne-Josè...

Anne-Josèphe Théroigne de Méricourt (Terwagne) devrimde kadınların silahlanmasını savunduğu için Fra...