İÇİMİZDEN BİRİ
Çocuk yaşta zorla evlendirilen Gülten, İstanbul’daki zorlukları aşarak Tokat’a döndü; emeği ve direnciyle hayatını yeniden kuruyor.
Irmak, şiddet gördüğü erkekten boşansa da tehdit sürüyor; düşük ücret, yüksek kiralar ve ulaşamadığı sosyal yardımlar Irmak’ın hayatını zorlaştırmaya devam ediyor.
Üniversite diplomasını çekmecesine kilitleyip tekstil atölyelerinde ayakta kalmaya çalışan Mihriban, hem Urfa’nın muhafazakar baskısına hem de ağır sömürü koşullarına karşı direniyor.
26 yaşındaki tekstil işçisi Ayşe ağır çalışma koşulları, düşük ücretlerle boğuşurken 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün asıl anlamının mücadelede olduğunu söylüyor.
Erzincan’ın keskin ayazında, tekstil tozunun içinde bir yaşam... Banttaki kumaşları değil, adaleti ilmek ilmek işleyen bir kadının; baskıya, sendika düşmanlığına ve yoksulluğa karşı mücadelesi…
BELLEK
1913’te New York’ta 200 bin kadın ve çocuk işçi, sefalet ücretlerine ve sağlıksız koşullara karşı greve çıktı. Dönemin haber analizlerinden kesitlerle…
Ekmek ve Gül'de, 1944’te Tanin gazetesinde yayımlanan Neriman Hikmet’in Cibali Tütün Fabrikası çocuk yuvasına dair yazısını yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.
122 yıl önce, 7 Ağustos 1903'te Crimmitschau tekstil işçilerinin grevi başladı.
Ravensbrück Nazi kampı, sıradan kadınların nasıl işkencecilere dönüştüğünü gösteren korkunç bir örnek olduğu kadar kampta tutsak edilen kadınların hayatta kalmak için yürüttüğü mücadelenin de örneği.
1933’te Los Angeles’ta Rose Pesotta ile kadın terziler adil ücret ve çalışma koşulları için grev yaptı; bu direniş, kadın işçilerin sesini duyurduğu tarihi bir an oldu.
MEKTUP
'Hayatını kaybeden her kadının çalışma hikayesini dinledikçe örgütlü olmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım.'
'Çalışma koşulları öylesine kötüydü ki sadece daha fazla kâr için insanın insana bunu nasıl reva gördüğünü anlamakta zorlandım.'
'Ekmek ve Gül’ün emekçi kadınları var oldukça, 18 yıl soluduğumuz bu hava, kadınların sesi ve emeği ile daha da büyüyecektir. Selam olsun Ekmek ve Gül kadınlarına!'
Ücret yetmiyor, rapor almak tehdit sayılıyor, taciz cezasız kalıyor. Pendik’te metal işçisi kadınlar bu baskıya karşı çıkış yolu arıyor.
‘Biz birlik olmayı, dayanışmayı öğrendik. Kendimizi kazandık, öz güvenimizi kazandık, haklarımızı öğrendik.’
DERGİMİZDEN
1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı olarak elimizde...
Bu 1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı...
İşçi ve emekçilerin vergileri silah bütçelerine aktarılırken NATO “güvenlik” adı altında savaşları büyütüyor; bedelini ise en ağır biçimde kadınlar, yoksullar ve halklar ödüyor.
Emekçi kadınlar Ortadoğu’daki savaşın Türkiye’ye sıçrama ihtimalinden ve en çok da artacak zamlar ile düşecek alım gücünden endişeli.
Dergimizin bu dosyasında artan iş cinayetlerine mercek tutuyoruz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN








































