İÇİMİZDEN BİRİ
Üniversite diplomasını çekmecesine kilitleyip tekstil atölyelerinde ayakta kalmaya çalışan Mihriban, hem Urfa’nın muhafazakar baskısına hem de ağır sömürü koşullarına karşı direniyor.
26 yaşındaki tekstil işçisi Ayşe ağır çalışma koşulları, düşük ücretlerle boğuşurken 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün asıl anlamının mücadelede olduğunu söylüyor.
Erzincan’ın keskin ayazında, tekstil tozunun içinde bir yaşam... Banttaki kumaşları değil, adaleti ilmek ilmek işleyen bir kadının; baskıya, sendika düşmanlığına ve yoksulluğa karşı mücadelesi…
‘Rosa, 1898’de kendini tüm varlığıyla proletarya davasına adamak üzere Almanya’ya yerleşti. O tarihten itibaren Avrupa sosyalizmi içindeki belli başlı tartışmalarda önemli bir rol oynadı.’
Smart Solar işçisi Birgül Ünsal, düşük ücret dayatmasına karşı grevde özgürlük ve adalet için direnen kadınların sesi oluyor: ‘Korkmamız gereken tek şey, hakkımızı aramamak.’
BELLEK
1913’te New York’ta 200 bin kadın ve çocuk işçi, sefalet ücretlerine ve sağlıksız koşullara karşı greve çıktı. Dönemin haber analizlerinden kesitlerle…
Ekmek ve Gül'de, 1944’te Tanin gazetesinde yayımlanan Neriman Hikmet’in Cibali Tütün Fabrikası çocuk yuvasına dair yazısını yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.
122 yıl önce, 7 Ağustos 1903'te Crimmitschau tekstil işçilerinin grevi başladı.
Ravensbrück Nazi kampı, sıradan kadınların nasıl işkencecilere dönüştüğünü gösteren korkunç bir örnek olduğu kadar kampta tutsak edilen kadınların hayatta kalmak için yürüttüğü mücadelenin de örneği.
1933’te Los Angeles’ta Rose Pesotta ile kadın terziler adil ücret ve çalışma koşulları için grev yaptı; bu direniş, kadın işçilerin sesini duyurduğu tarihi bir an oldu.
MEKTUP
Bir genç kadın, başka bir genç kadının bastırılmış hayallerini anlar. Bir işçi kadın, başka bir işçi kadının alın terini hisseder....
'Birçoğumuz gece ölmemiş olmanın sevinciyle çocuğuna sarılarak uyudu. İnsanın en temel hakkı değil miydi yaşamak?'
'Bulunduğumuz alanlarda kadınların elini tutmadıkça dayanışmamızı büyütemeyiz. 8 Mart’a giderken tüm bunların öfkesiyle ve en yakınımızdakinin desteğiyle yola çıkmalıyız.'
'Eşit ve özgür bir yaşamı kuracak olanlar bizleriz. Bu yüzden sisteme karşı sesini duyurmak isteyen tüm üniversiteli kadınları 8 Mart’a katılmaya, taleplerini haykırmaya çağırıyoruz.'
Hayatı inişleri ve çıkışlarıyla göğüslemeye çalışan Fatma'nın hikâyesi, binlerce işçi ve emekçi kadının hikâyesine çok benzer: Mücadelede kendini bulan, mücadeleden vazgeçmeyen...
DERGİMİZDEN
Çivisi çıkan dünyanın ve o çivinin pasıyla zehirlenmemizi uzaktan keyifle izleyenleri gördükçe, o çiviyi yerine takacak olanın bizler olduğunu yavaş da olsa anlamaya başlıyoruz...
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz...
Yoksulluk, şiddet ve savaş birbirinden bağımsız değil. 8 Mart’a giderken Ekmek ve Gül; insanca ücret, güvenceli iş ve şiddetsiz bir yaşam için kadınları iş yerlerinde ve mahallelerde birleşik mücadele
Dünyada emperyalizme karşı mücadele hattını örmek kadınların yıllardır deneyimlediği ve nesilden nesile miras bıraktığı bir gereklilik olarak önümüzde duruyor.
‘Kadınların bu kadar araçsallaştırılması, metalaştırılması ve nesneleştirilmesi emperyalist yağma ve sömürünün tamamlayıcı pratiğidir. Sermaye; kadınları bedenen ve ruhen aşağılamadan hiçbir savaşa gi
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN








































