MESEM’de cinsel tacize maruz bırakılan Merve anlattı: Okul, ‘iş yeriyle aranızda’ cevabını verdi
15 yaşındaki MESEM’li Merve çalıştığı iş yerinde cinsel tacize uğradığı için başvurduğu okulundan ‘iş yeriyle aranızda’ cevabını almış. Okul işletmeye kız çocuklarını göndermeye devam ediyor.

Yarım milyonu aşkın çocuğun (öğrencinin) ağır çalışma koşullarında, düşük ücretlere çalıştırıldığı mesleki eğitim merkezi (MESEM) programı gündemden düşmüyor. Niteliksiz eğitim, derinleşen yoksulluk çocukları MESEM’lere mahkum bırakıyor. İş cinayetleri ve kazalarının yanı sıra çocuklar iş yerlerinde cinsel istismara da maruz kalıyor. Kız çocuklarının bu program kapsamında yaşadıkları ise daha az gündem oluyor. O kız çocuklarından biri de Merve.* Sivas’taki mesleki eğitim merkezi kapsamında çalıştığı iş yerinde cinsel tacize maruz bırakılan ve cezasızlığa karşı mücadele eden Merve’nin hikayesi, MESEM’lerdeki on binlerce kız çocuğunun da hikayesi. 

"Kız çocuklarına daha çok zorbalık var"

Merve şu an 16 yaşında. 4 kız kardeşler, annesiyle beraber yaşıyorlar, ablası da onun gibi MESEM’li. 15 yaşında, yani 9. sınıftayken MESEM’de pastacılık bölümüne kaydoluyor. İlk işe girdiği zamanı, “İşe başlayınca kızların hepsinin yaşadığı şeyleri az çok anlamıştım. Kız  çocuklarına daha çok zorbalık yapılıyor. Ben bazen sabah 5.30’da gidip akşam 12’de işten dönmek zorunda kalıyordum. İşten vazgeçirilmek için daha çok çalıştırılıyorduk” diye anlatıyor. En son çalıştığı işyerinde, 2025’in nisan ayında düzenli şekilde Usta C.U’nun fiziksel tacizine maruz kalıyor Merve: “Bu iş yerine ablamla beraber girdik. Ramazan ayında biz pastacılar daha fazla çalışıyoruz. Sabah beşte gidiyoruz, öğleden sonra beşte çıkıyoruz. O şekilde bir çalışma sistemi mevcuttu.”

"Hiçbir iş yeri almıyor, okul hayatım bitecek"

Merve, bu süre içinde karanlıkta iş yerine giderken de tedirgin olduğunu, iş yerinde yaşadığı tacizin ise bir süre ismini koyamadığını anlatıyor: “Sabah beşte sokaklar da imalathane de ıssız oluyor. Sokağa çıkarsam kimseyi bulamayacağım bir anda yaşadım bu olayı. Bu imalathanenin dar bir alanı var, oradan geçerken kalçama çarpıyor gibi oluyordu ve ben bunun uzun süre yanlışlıkla olduğunu zannettim. O gün ise saat 05.45 civarıydı. Fiziki bir şekilde beni taciz etmeye çalıştı. Dokundu, ben kaçtım. Tekrar yapmaya çalıştığında ben kendimi imalathanenin diğer köşesine attım. Çıkabildiğim ilk anda da çıktım. Yapabileceklerinden korktum, sabıkası olduğunu da biliyordum. Beni ‘Bunları başkaları öğrenirse kötü olur’ gibi sözlerle tehdit etti. Daha sonrasında ‘Bir daha yapmam, sen kimseye söyleme, bir daha böyle bir şeyler olmayacak’ gibi şeyler yazdı bana.” Merve, yaşadıklarından sonra MESEM’den de ayrılmak zorunda kalıyor: “Böyle şeyler çok çabuk duyuluyor. Bundan sonra hiçbir iş yeri beni işe almadı. Okulla görüştüm ve ‘Hiçbir iş yeri almıyor, 15 günüm dolacak okuldan atılmak zorunda kalacağım’ dedim. Kimse bir şey yapmadı. Adamın çevresi geniş, pastacıların hepsi birbirini tanıyor. Benim okul hayatım burada bitmek zorunda kaldı.”

"Mecbur olduğumuz için seçiyoruz"

Merve, neden MESEM’leri tercih ettiğini de şu sözlerle anlatıyor: “Nasıl diyeyim, ben mecburdum MESEM’e gitmeye. Diğer çocukların da mecbur kaldığını düşünüyorum. Eve maddi olarak destek olmak zorundaydım, bize de bu kapı açıldı. Çok mantıklı geliyordu o zaman. Yoksa ben de okula gitmek isterim. Belki kimse inanmaz ama ben gerçekten kitap okumayı, bir şeyler öğrenmeyi seviyorum. Çalışsam da kültürlü olmak isterim. Ama maddi destek sağlamak zorundayız ailemize.” MESEM’lere dair en çok tartışılan başlıklardan biri olan denetim eksikliği hatta neredeyse yokluğu. Bu Merve’nin deneyiminde de kendini gösteriyor: “Denetim dedikleri sözde kalıyor. Çalıştığımız iş yerine girip ‘Bu çocuklar nasıl çalışıyor?’ demiyorlar. Geliyorlar, ‘Devamsızlıkları var mı?’, ‘yok’, bitti. Çalıştığımız ortamlara asla bakmıyorlar. Ben o kadar kötü imalat ortamları gördüm ki... Yaptıkları denetim değil bence.”

"Tacizci serbest, başka kızlar çalışmaya devam ediyor"

Merve, iş yerinde maruz bırakıldığı saldırının ardından savcılığa giderek şikayetçi oldu. Şikayetçi olmasının ardından C.U. gözaltına alındı ancak iki gün sonra serbest bırakıldı, ailesiyle birlikte iddianamenin hazırlanmasını bekliyor. Merve, işten ve MESEM’den ayrılmaya mecbur kaldıktan kısa süre sonra MESEM kapsamında aynı iş yerinde başka kız çocuklarının çalışmaya başladığını söylüyor: “Arkadaşlarımdan 9. sınıftaki iki kızın daha orada çalışmaya başladığını öğrendim. Ben polise gitmeden önce okulla konuştum. Ama yine de çocukların orada çalışmasını onaylamışlar. O kızlardan biriyle iletişime geçtik, bana da çıkmak istediğini çünkü adamın kendisiyle rahatsız edici şekilde konuştuğunu söyledi. Fakat şu an kıza soruyorum ‘Çıkamıyorum’ diyor. Orada çalışan bütün kızlar için çok endişeli hissediyorum.”

Merve iş yerinde uyuşturucu kullanımı dahil olmak üzere şahit olduğu onlarca şeyi anlatıyor. Koruma kararı çıkartan, 25 Nisan tarihinde şikayetçi olan, davanın görülmesini ve C.U’nun ceza almasını talep eden Merve, “Birkaç aydır bir gelişme olmadı. Başvurumuza rağmen hiçbir şey yapılmıyorsa sesimizi duyuracağız. Bazılarımız konuşacak ki diğerlerimizin başına aynıları gelmesin” diyor.

Sevda Karaca: MESEM'de çocuk istismarına; bakanlık sessiz, okul seyirci 
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalıştırılan çocukların maruz kaldığı cinsel saldırıyı ve ağır hak ihlallerini Meclis gündemine taşıdı. Karaca, Nisa Sude Demirel'in “MESEM’de cinsel tacize maruz bırakılan Merve anlattı: Okul, ‘iş yeriyle aranızda’ cevabını verdi” başlıklı haberini hatırlatarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
“Kız çocukları katlanmak zorunda bırakılıyor”
Sivas’ta MESEM kapsamında çalışan 15 yaşındaki bir kız çocuğu, pastacılık bölümünde eğitim görürken çalıştığı işyerinde usta C.U. tarafından sistematik cinsel tacize ve saldırıya maruz bırakıldı. Tacize maruz kalan çocuk, işyerinden ayrılmak zorunda kalırken, MESEM’in iş sözleşmesi zorunluluğu nedeniyle yeni bir iş yeri bulamadığı için okuldan da ayrılmak zorunda kaldı. Karaca; “Olaydan haberdar edilen okul yönetiminin ise ‘iş yeriyle aranızda’ diyerek sorumluluktan kaçtığını, söz konusu iş yerine öğrenci göndermeye devam ederek, benzer durumdaki kız çocukları, okula devam edebilmek için yaşadıklarına katlanmak zorunda bırakılmaktadır” dedi.
“Tacizin yaşandığı iş yerine öğrenci gönderilmeye devam ediliyor mu?”
EMEP’li Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu soruları yöneltti:
    Bakanlık söz konusu olaydan haberdar mıdır, hangi adımlar atılmıştır?
    Çocuk istismarcısı olduğu belirtilen usta hakkında adli ve idari işlem yapılmış mıdır?
    Tacizin yaşandığı işyerine öğrenci gönderilmeye devam edilmekte midir?
    MESEM kapsamında işyerleri hangi sıklık ve usulle denetlenmektedir?
    Olay karşısında kayıtsız kalan okul yöneticileri hakkında işlem başlatılmış mıdır?
    MESEM’in başladığı günden bu yana kaç çocuk cinsel taciz ve istismara maruz kalmıştır?
    Çocukların iş cinayetlerinde öldüğü, kazalarda yaralandığı ve cinsel suçlara maruz kaldığı bu program neden sürdürülmektedir?

*Güvenlik nedeniyle isim değiştirilmiştir.

Fotoğraf: Gülnaz Bingöl/csgorselarsiv.org

İlgili haberler
Aile yılında kadınlar şiddet, çocuklar MESEM kıskacında

Yoksulluk nedeniyle çocukların erken yaşta MESEM’e yönlendirildiğini söyleyen kadınlar, aile yılıyla birlikte şiddetin ve güvencesizliğin nasıl arttığını tartıştı.

MESEM’li bir gencin annesi: Çocuklarımızın sisteme kurban gitmesine ne kadar izin vereceğiz?

‘Bugün benim çocuğuma, yarın sizin çocuğunuza mutlaka zarar verecek bu sistem.’

Çocuk istismarında çözüm göstermelik komisyonlar değil!

Çocuk istismarını araştırmak için daha önce kurulan komisyonun bir tek önerisi bile gündeme alınmaz; çocuk istismarı düzenlemelerle ile meşrulaştırılırken Bakan Bozdağ ‘Yeni bir komisyon kurduk’ dedi.


Editörden