Sadece eğitim değildi uzakta olan…
Tek isteğimiz okullar açık kalsın fakat gerekli temizlik malzemeleri ve personeller temin edilsin, sınıf kapasiteleri düşürülüp, gerekli havalandırma sağlansın…

Geçen sene çocuğumu ana okuluna kayıt yaptırdım fakat okul görmeden birinci sınıf oldu. Şimdi okula nasıl ayak uyduracak, endişeliyim. Hadi oğlum kızım okula mı, yoksa otur şu bilgisayarın başına mı? Uzaktan eğitimde çocuklarımızın ne derecede yol kat ettiğine, evde kendimizin ne kadar zorlandığına şahit olduk koskoca bir eğitim öğretim yılı boyunca. Eve kapanıp kalan, kız kardeşinden başka arkadaşı olmayan, okul ortamı, öğretmen disiplini nedir yaşamayan, teneffüste arkadaşlarıyla koşup oynamayı tatmayan yavrum nasıl ayak uyduracaktı yüz yüze eğitime? Bunları düşünürken ne kadar üzgün olsak da çok daha önemlisi sağlıklarıydı. Evde üzerine titrediğimiz, ellerimizi yıkamadan sevemediğimiz yavrularımız, okulda her yere dokunuyor. Temizlik malzemelerini veli alırsa okul temizleniyor, çoğunun tabii ki almaya gücü yok. Gerçi bir temizlik görevlisi olup olmadığını da bilmiyoruz. Temizlik ve hijyen olmadığı kanaatindeyim. Okulun içine girmek her ne kadar yasak olsa da kapı önleri ana baba günü.

PAYLAŞMAYI YANLIŞ BİR ŞEY OLARAK KAFASINA KOYDU

Kızım 1, oğlum 2. sınıfa gidiyor. Oğlum sabahçı, kızım ise öğlenci. Öğlen oğlumu almaya gittiğimde tıklım tıklım insanların arasından çocuğumu adeta çekip alıyorum, o derece kalabalık. Hemen ardı sıra öğlenci öğrenciler içeri alınıyor. O çocuklar yüzlerce velinin temasına uğrayarak okula girip çıkıyor. Üstelik sabahçı grup çıktıktan sonra sınıfların havalandırılması gibi bir durum bile yok. Durum içler acısı. Üç günün sonunda burunları akar vaziyette karşılıyor çocuklarımız bizi. Bütün WhatsApp veli grupları çalkalanıyor burun akıntısı, ishal, kusma şikayeti ile. Tam çocuk okula uyum sağlayacak, öğretmenini tanıyacak, arkadaş edinip sosyalleşecek diyoruz, bu sefer de bu şekilde çocukları okula gönderemiyoruz. Hastalanıp okula gidemeyen çocuğum sürekli okulda yaşadıklarını dile getiriyor. Beslenmesinde götürdüğü eriği arkadaşıyla paylaşmak istediğinde öğretmeni engel olmuş. “Yıllarca paylaşmak çok güzeldir çocuğum” diye öğretmeye çalıştığım davranışı, çocuğum yanlış diye kafasına koymuş, hani paylaşmak çok güzeldi anne diyor! Neyi nasıl anlatacağım öyle şaşıyordum ki. Çocukların duyguları, psikolojileri allak bullak halde. Şaşırmıyorum aslında bu durumlara çünkü sadece eğitim değildi uzakta olan. Arkadaş ortamı, okul ortamı, öğretmen sevgisi, birlik, beraberlik, paylaşım, uyum hepsine uzak kaldı yavrularımız. Tekrar uzaktan eğitime geçilsin desek en güzel yaşları gidecek, heba olup yine eve kapanıp, yine arkadaş bilmeyecekler, yine sınıf uyumunu, öğretmene saygıyı, okul kurallarını bilmeyecekler. Zaten uzaktan eğitim çok yetersiz kalıyor.

YA YAPTIĞIMIZ ONCA MASRAF!

Bir de yaptığımız onca masraf. Kayıt parası, kırtasiye malzemeleri, aidat parası, fotokopi parası, set set aldırdıkları kaynak kitaplar. Bir çocuk değil iki çocuk tabii ki hesabını yapacağız. İşçinin emeğinin kıymeti yok, parasının karşılığı yok, ne hallerle almışız, ne heyecanlarla hazırlanmış çocuğumuz okula. Almasak, imkânı yok devlet kitaplarından ders verilmiyor. Anne baba yüreği, çocuğum eksik kalmasın diyerek ne hallerle koyuyoruz o kitapları çantalarına. Tek isteğimiz okullar açık kalsın fakat gerekli temizlik malzemeleri ve personeller temin edilsin, sınıf kapasiteleri düşürülüp, gerekli havalanma sağlansın, geç olsun da korona olmasın, gerekirse bir saat sonra alalım çocuklarımızı ama sınıflar havalandırılsın. En önemlisi de miting alanı gibi olan okul önlerinde kalabalık insan topluluğundan girip çıkmasın çocuğum okuldan.

Görsel: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Diyanet’in cesameti, kadınların hayatı, bizim seçe...

Sömürünün hükmü sürsün diye baskı arttıkça, yoksullar daha barınaksız, eğitimsiz, güvencesiz, gelece...

Öğrencilerimizin çoğu okula dönemedi: Ya işçi oldu...

Siyasi hesaplara göre şekillenmeyen, bilimsel, laik, ana dilinde ve parasız bir eğitim anlayışı haya...

İşçi kadınların derdi: Çocuğum eğitimden geri kald...

İşçi kadınların çocukları bu eşitsiz eğitim sisteminde kaderlerine terk ediliyor. İşçi kadınların ço...