‘Storylerdeki şaşalı hayatları yaratan alın teri bizimki’
Lüks dekorlarla göz kamaştıran güzellik merkezlerinde nefes almadan çalıştırılan kadınlar var. Ve onların alın teriyle, kazandırdıkları parayla lüks içinde yaşayan patronlar...

Günümüz dünyası, üretilenlerin olabildiğince tüketicisini oluşturmak üzerine kurulan bir döngü haline geldi. Tüketici yaratmak için de en çok kadın estetiğinden faydalanılıyor. Kadınları her daim güzel, kusursuz görünmeye zorlayan sistem, güzellik ve estetik merkezlerini en çok rağbet gören, en çok para kazanılan sektör haline getirdi. Artık nereye baksanız bir estetik güzellik merkezi görebilirsiniz. Sayısının bu kadar çok artmış olması estetisyen ihtiyacını da ortaya çıkardı. Meslek liselerinde bu bölümü kolay iş bulurum diye okuyan ya da üniversite kazanamayan (gerçekten yeteneği ve ilgisi olanlar hariç ki zaten çok az sayıda) genç kadınlar, bu merkezlerde hiç de tercih edilmeyecek koşullarda çalışıyorlar. Ben de yıllardır bu işi yapıyorum.

Her gün müthiş cirolar yapan iş yerlerinde 10 saat çalışıyoruz. Patronların sürekli satış yapmaya zorlaması, akşamları sözleşme sayısı az ise bizi sorumlu tutması huzursuz ve kaygılı hissetmemize neden oluyor. İş arkadaşlarım da aralıksız seansa girdikleri için tuvalet ihtiyacını sık giderememekten böbrek sorunu, strese bağlı adet düzensizliği, egzama gibi hastalıklar yaşıyor. 20’li yaşlarda olan genç arkadaşlarımızın çoğunda lazer başlığını uzun süre tutmaktan kaynaklı sinir sıkışması, aynı pozisyonda durmaktan boyun düzleşmesi var.

Giriş saatlerini yazdırıp çıkışları mesai ücreti vermemek için yazdırmayan patronlar geç kalınan her dakika için maaşımızdan para kesiyor. İşletmede çoğu şey düzensiz olduğu için bundan kaynaklı müşteri şikayeti de yine estetisyenlere fatura ediliyor. İşten çıkarılmayla, para kesme yöntemi olan avans kağıdı imzalatılmayla tehdit ediliyor. Cihaz başlıkları da estetisyenlere zimmetli adeta. Kırılırsa, çatlarsa maaşından kesiliyor.

BAKIMLI GÖRÜNTÜNÜN ARDINDA YORGUN BEDENLERİMİZ VAR

Bu merkezlerin hemen hepsi çalışanlarına satış yapma ve aralıksız çalışma dayattığı için bu işi yapan kadınlar kötü çalışma koşullarını da kabul etmek zorunda kalıyor. En can sıkıcı olan da tüm gün hem fiziksel hem mental olarak tükenmiş vaziyette eve gelip sosyal medyada patronların lüks mekanlarda çektikleri hikayeleri görmek.

Yaklaşık 1 aydır iş arkadaşlarımızla bize yapılan muameleleri tartışıyoruz. İşletmenin hatasından kaynaklı müşterimizin para iadesi istemesi ve patronun bu parayı maaşlarımızdan keseceğini söylemesi üzerine, eğer kesinti yaparlarsa hep birlikte işi bırakma kararı aldık. Daha önce de odalar düzensiz, müşteri takip formları eksik denilerek avans kağıdı imzalatılarak paralarımız kesildi. Artık bu yasa dışı uygulamayı kabul etmeyeceğiz. O işletmeyi ayakta tutan da patronlara o lüks hayatı yaşatan da bizim alın terimiz. Bakımlı olmaya zorlandığımız görüntümüzün arka planında yorgun bedenlerimiz var. Lüks dekorlarla göz kamaştıran güzellik merkezlerinde nefes almadan çalıştırılan kadınlar var. Ve onların alın teriyle, kazandırdıkları parayla lüks içinde yaşayan patronlar...

Fotoğraf: Freepik