Haklarımızı almadan hiçbir yere gitmeyiz
1 Mayıs’a, tazminatları ödenmeden çalıştıkları fabrikadan atılan kadın işçilerin “Haklarımızı almadan hiçbir yere gitmeyiz!” diyen kararlılığıyla hazırlanmalıyız.

24 Haziran genel seçimi öncesi kendini gösteren kriz, seçimlerin ardından kendini daha da derinden hissettirdi. Ve 31 Mart yerel seçimlerine gelirken iktidar partisi, bugün olduğu gibi propagandasını emekçilerin gerçek sorunlarından uzak durarak yine kutuplaşma üzerine kurdu, kendilerine oy vermezsek memleket elden gidecekmiş havası yarattı. Hal böyle olunca emekçi kadınların sorunları da iyice görünmez hale geldi.
24 Haziran sonrası yaşananları bir hatırlayalım. Sendikalı/ sendikasız birçok fabrikada gönüllü çıkışların önü açıldı. Gönüllü çıkışlarda en çok kadınlar işsiz kaldı. Birçok işçi kadın yeniden iş bulamadı ve eğer bulabildilerse, daha güvencesiz işlerde çalışmaya başladı. Diğer taraftan ücretsiz izinlerle zaten zar zor geçimini sağlayan emekçiler, yarı yarıya düşen ücretle evini geçindiremez hale geldi. Kriz emekçi çocuklarının eğitim hayatını da vurdu. Servisle okula giden çocuk servisten alındı. Komşunun bir üst sınıfa geçen çocuğunun okul kıyafetleri giydirildi. Kırtasiye ihtiyaçları için anneler çoğu kez elleri boş döndükleri devletin ilgili kurumlarına başvurdu.

Uğraştığımız bunca sorunun üstüne bir de yerel seçimler öncesinde AKP Hükümeti, asgari ücrete yapılan zam oranını belirlerken işçilerin yaşadığı zorlukları görmezden geldi, sermayenin yanında durdu.

SES ÇIKARMAKTA ZORLANIR HALE GELDİK
Her an işten atılacağım kaygısıyla işe kafasında birçok sorunla giden kadın işçilerin hayatlarına bir de şiddet eklenince -ki şiddet sadece koca şiddeti değil- hayat çekilmez hale geldi.

Örneğin bir metal işçisi kadın fabrikada uğradığı tacizi şöyle anlattı: “Kadınların en duyarlı olduğu mesele tacize karşı çıkmak. Ama bu krizin getirdiği güvencesizlik yüzünden buna da ses çıkartmakta zorlanır hale geldik.”

Bu dönem her yanımızı kuşatan saldırılar giderek artmış durumda. İktidar kadınların kazanılmış haklarını tırpanlayacak olan 6284 sayılı yasa ve nafaka hakkını yeniden gündeme getirerek yoksullaşan kadınların yaşamlarını daha da zorlaştıracak hamleler yapmak istedi. Bu hamleler yine kadınların birlikte mücadelesiyle geri püskürtüldü.

Bu sırada Cumhurbaşkanı il il gezerek yürüttüğü seçim çalışmasında “Kriz yok bize oyun oynuyorlar”, “İşsizlik var ama abartılacak durumda değil”, “Tanzim kuyrukları varlıktan” dedi.

ARTIK GÜVENİM KALMADI
Peki, o bunları söylerken, gelin kadın işçiler ne diyor bir bakalım.

Kriz gerekçesiyle işten atılan işçi Gülenay: “İşbulsam bile krizi fırsata çevirenler benden ücretsiz fazla mesaiyle 12 saat çalışmamı istiyorlar. Hadi tamam çalışayım, peki 12 saat çocuklarımı nereye bırakayım? Alışveriş yaparken meyve sebzeyi tane ile alıyorum. Böyle nereye kadar gidecek?”

Metal işçisi bir kadın: “24 Haziran seçimlerinde biz işçileri de artık görsün diye son bir şans verdik, ancak bundan sonra kesinlikle oy vermeyeceğim, anlamıyorum ki nasıl olur da bu kadar yoksulluğu göremez.”
Tekstil işçisi bir kadın: “Hazine Bakanının Cumhurbaşkanın damadı olduğu bir ülkede artık bunlara güvenim kalmadı, ben de bu defa oy vermedim.”

Yani demem o ki sorun ne beka ne memleket elden gidiyor sorunu. Sorun açlık sorunu, işsizlik sorunu, krizin faturasını işçilere ödetme sorunu. İktidar ise kadınların sorunlarının üzerine örterek kendini yeniden inşa etme telaşı içinde.

Peki, emekçi kadınlar buna izin verecekler mi?

8 Mart’ta kadınlar memleketin her yerinde sesini yükseltti. Yukarıda sıraladığımız sorunlar ve kendi talepleri etrafında yan yana geldi, birlikte hareket etti.

Bu 1 Mayıs’a, tazminatları ödenmeden çalıştıkları fabrikadan atılan kadın işçilerin “Haklarımızı almadan hiçbir yere gitmeyiz!” diyen kararlılığıyla hazırlanmalıyız. Kıdem tazminatlarımızın gasbedilmesine, esnek, kuralsız, sigortasız, sendikasız çalıştırılmaya, işçi cinayetlerine, kadına yönelik şiddete, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına, her türlü ayırımcılığa karşı 1 Mayıs’ta alanlarda olmalıyız.

Kaynak: Evrensel Gazetesi

İlgili haberler
İzmir’den işçi kadınlar: Bu yıl sesimiz daha gür ç...

Bu yıl krizin etkisin etkisi altında 1 Mayıs’a doğru giderken İzmir’de işçi kadınlar 1 Mayıs hazırlı...

‘Fabrikalarda tacize ve kadın işçilerin sorunları...

Otomotiv başta olmak üzere plastik, gıda gibi birçok iş kolunda çalışan bir kadın işçi iş yerlerinde...

Bornova Belediyesi’nin kadın işçileri: TİS’in kaza...

Bornova Belediyesinde imzalanan TİS sonrası ‘doğum yapan işçiye ek 8 hafta daha izin, ayda bir gün r...