Bir mahalle, onlarca değişim hikayesi
Milliyetçilik ve muhafazakarlığın yoğun olduğu, kadınların da bu muhafazakarlık altında ezildiği bir ilçe Sincan. Bir mahallesinde kadınların kendine güvenmesi ve yaşadıkları değişim okunmaya değer.

2014 yılından bu yana sırasıyla bir yerel seçim, bir cumhurbaşkanlığı seçimi, iki milletvekili seçimi ve bir referandum olmak üzere beş kez sandık başına gidildi. Bu süreç, Türkiye siyasi tarihi açısından çalkantılı, gelgitlerin yaşandığı aynı zamanda kadın mücadelesi açısından da oldukça hareketli ve tarihe not düşülen yıllar oldu. Yerel seçim çalışmaları ile birlikte her sandığa gidişte daha da bilinçlenen, AKP’den kopuşla yaşam tarzlarını da değiştiren kadınların serüvenini çevremde yaşanan örneklerle, gözlemlerimle aktarmaya çalışacağım.

SÖZÜNÜ TUTANIN SÖZÜNE DESTEK OLAN KADINLAR
2014 yılı Mart ayında gerçekleşen yerel seçimler öncesinde başlattığımız çalışmalar esnasında mahallemizden bir kadın muhtar adayının olduğunu öğrendim. Ağırlıklı olarak işçi ailelerinin yaşadığı ve politik tercihleri AKP’den yana olan mahallemizde, AKP’li erkek muhtar adayı karşısında hiçbir partiden olmadığına sürekli dikkat çeken kadın aday Sevgi Hanım’ın seçilme olasılığı oldukça zayıftı. Mahalledeki ve sitedeki kadınlara çağrı yaparak, kadın muhtar adayı ile tanışma toplantısı düzenledik. Bu toplantı, çoğu zaman mahalleden dışarı çıkmayan, sosyal hayatı AKP’li kadınların düzenlediği “sohbet” toplantıları ve mahallemizin parkında düzenlenen pikniklerden öteye geçmeyen, vaktini ev işleri ve televizyon izleyerek geçiren kadınlar için ilk defa kendi sorunlarını ifade edecekleri bir platform oldu aynı zamanda.
Hangi partiye oy veriyor olursa olsun kadınların sorunları ortaktı; kreş, yaşlı bakım evi, sağlık ocağı, pazar yeri, sokak lambalarının yanması öne çıkan taleplerdi. Kadın muhtar adayına bu taleplere sahip çıkması şartı ile toplantıda destek sözü verdik. Ve kadın adayımız Sevgi, diğer adaylara fark atarak muhtar seçildi. Kadınlar, kreş ve sağlık ocağı açılması için dilekçeler yazdılar; imzalar toplandı; muhtar ve oluşturduğumuz bir kadın heyeti aracılığı ile belediye başkanı ve kaymakama imzalar iletildi. Şimdi mahallemizde bir sağlık ocağımız var. Çekilen kura sonucu kreş yan mahalleye açıldı.

YAŞAMIN HER YERİNE YANSIYAN DEĞİŞİM
7 Haziran milletvekili seçimlerinde ise daha önce AKP ve MHP’ye oy veren pek çok kadın HDP’ye oy vereceklerini ifade etti; bugüne kadar da kadınların politik tercihi değişmediği gibi her sandık başına gidişte daha bir bilinçlendiler, bu bilinçlenme yaşam tarzlarına da yansıdı.
Bu kadınlardan üç çocuk annesi Şükran, yarım bıraktığı eğitimini tamamlama kararı aldı, şimdi ortaokulu dışarıdan okuyor ve taşınmak zorunda kaldığı Konya’da bir fabrikada işe başladı. Ev kadını olan Ayşe, eşinin karşı çıkmasına rağmen bir markette pastacı olarak çalışmaya başladı. Nebahat ise Çayyolu’nda işe girdi. Eşinin ailesi ile birlikte oturan Esra, hastanede işe başladı ve kayınvalidesi ile artık aynı evde yaşamıyor.
Hayatını evin dört duvarı arasında arka arkaya dünyaya gelen üç çocuğunun bakımı ve mutfakta geçirdiğini, bu nedenle sürekli depresyonda olduğunu sıkça ifade eden Emel, İş ve İşçi Bulma Kurumunun yeni dönem kurslarına katılma ve ardından işe girme kararı aldı. Ve benzer pek çok örnek…
Kadınların evden çıkarak, çalışma hayatına katılarak yaşam tarzlarını değiştirdikleri, aynı zamanda birbirlerinden etkilendikleri ve öğrendikleri, rekabetin yerini dayanışmanın aldığı bir süreç oldu.

KADINLAR ARTIK ‘HANIM SOHBETLERİNE’ KATILMIYOR
AKP’nin sohbet toplantıları, kermesler, şehirlerarası geziler düzenleyerek evden dışarı çıkardığı, “sosyalleştirdiği” kadınlar, bu seçim süreçlerinde farklı partilerden, farklı görüşlerden kişilerin de katıldığı toplantılar, tartışmalar, yaşanmışlıkların etkisi ile kendi hayatları, yaşam tarzı, politik tercihleri dahil pek çok şeyi de sorgulamaya başladılar.
Kasım 2015 milletvekili seçimlerinden sonra sitemizin toplantı salonunda her perşembe Kur’an kursu adı altında düzenlenen kadın toplantılarına kadınların katılmaması nedeniyle son verildi. Kadınlar bu sohbetlerde nasıl yaşacaklarından, nasıl giyineceklerine, hangi partiye oy vereceklerine kadar pek çok konuda kendilerine dayatma yapıldığından tepki duydukları için katılmadıklarını söylediler.
15 Temmuz “darbe” girişiminin ardından yapılan Anayasa oylamasında ise AKP’nin seçim çalışmalarına kadınların hem ilçe genelinde hem de mahallemizden katılımın çok az olduğunu gözlemledik.
Aradan geçen üç buçuk yılda pek çok kadın ve çocuk cinayeti, taciz, tecavüz haberi ile bahsettiğim kadınlar çok sarsıldılar. Savaş ve cenaze haberleri, artan pahalılık ve sofraya yansıyan yoksulluk kadınların en çok tepki gösterdiği konular oldu. 15 Temmuz ve ardından ilan edilen OHAL, çoğunun eşi veya kendisi işçi olan kadınlar arasında; grev yasakları, kıdem tazminatının fona devredilmesi konuları ise yeni yeni hayatlarına değmeye ve konuşulmaya başlandı.

İlgili haberler
Anne olmayınca anlarsın!

Anne olmayınca anlarsın: Kapitalist toplumda anne olmak çok kutsal, çok özel, çok önemli... Çünkü an...

Örgütlenme nasıl olmaz!

Ege Serbest Bölge’de kurulu, savaş uçakları için kablo üretimi yapan Fokker ELMO fabrikasında çalışa...

Annemin Elleri

O mavi sandık artık annemin yarasıydı. O nakışlı ve dantelli yastıklara başını huzurla koyamadı, o i...