Deneme süreleri sizin olsun, üstü kalsın!
Ne yapıyor genç kadınlar? Üniversiteyi bitirdiği andan itibaren, hatta bazen mezun bile olmadan, iş bulamayacağım korkusuyla stres altında yaşamaya başlıyor. Elbette çoğunluk iş bulamıyor.

Müjde! Fabrikalarda ya da kafe gibi hizmet sektöründe çalışan işçilerimizin eğitim düzeyi son on yılda yüzde 500 arttı! Artık hizmet sektörü ve fabrika işçiliğinde kalitemiz çok yüksek ve bu alanlarda çalışan işçi statüsündeki vatandaşlarımızın eğitim düzeyi açısından Avrupa’da birinciyiz! E tabii ki Avrupa bizi bu yüzden kıskanıyor!
Yukarıdaki kısa paragraf şimdilik sadece benim hayal ürünüm. Ama yakın zamanda ‘malum’ gazete spotlarını süslemesi ihtimali hiç de uzak değil.
İşsizlik rakamları döviz gibi arttıkça artıyor. En hızlı artış üniversite mezunlarında. Bunların içinde de cinsiyete dayalı bakarsak, bilin bakalım ibre hangi yönde ilerlemiş? Tabii ki genç işsizliğinde kadınların sayısı erkekleri neredeyse ikiye katlayacak boyutta.

HANIMLARIN DİKKATİNE!
Ne yapıyor genç kadınlar? Üniversiteyi bitirdiği andan itibaren, hatta bazen mezun bile olmadan, iş bulamayacağım korkusuyla stres altında yaşamaya başlıyor. Elbette çoğunluk iş bulamıyor. Kendi eğitimini aldığı alanda çalışabilmek ise artık arkadaş sohbetlerinde tebrik nedeni haline gelmiş. Yapılan tüm araştırmalar işverenlerin de bu işsizlik ortamından hayli faydalandığını gösteriyor. Hayır, artık bu faydalanma düzeyi maaşları düşürmenin ötesine geçti. Artık ücretsiz çalıştırmanın yolunu da buldular. Duymamış olamazsınız, artık her şirket stajyer arıyor. Herkes deneyimli işçi istiyor, diğer yandan da deneyim kazandırmak için ücretsiz çalıştırmak istiyor. Üstelik 15 gün, 1 ay değil; en az 6 ay istiyorlar. Kime elim değse –herkes, her alanda iş arayan gençler– aynı dertten muzdarip. İnsanlar bir sene sonra belki asgari ücretin biraz üstünde maaş alabilmek için atılacak son kurşununu harcayıp bu ücretsiz çalışmalara evet demek zorunda kalıyor. Peki bu şansı olmayanlar? Çok büyük bir kısmı artık hizmet sektöründe. Hizmet sektöründe ve fabrikalarda çalışan işçi profili o kadar değişmiş ki!
Geçen gün yüksek lisansını yapan bir meslektaşım yeni ayrıldığı bir genetik laboratuarında çalışırkenki deneyimini aktardı. İşe girip bir ay çalıştıktan sonra patronunun –o şekilde anlaşmamalarına rağmen– maaşını vermediğini, gerekçe olarak da ‘bu deneme süresiydi’ dediğini söyledi. Bir genetik laboratuarı –ki patronu bir profesör!– bunu, çalıştırdıktan sonra söylüyor! Savunması da “Zaten deneyimi nereden edineceksin, ben sana iş öğretiyorum” olmuş. Tabii ki işe ihtiyacı olduğu için çalışmaya devam eden arkadaşım, “Ondan sonraki aylarda da asla anlaştığımız ücreti vermedi, hep daha azını verdi” dedi. İşverenin bu cüreti açıktan bulabilmesi, tek örnek üzerinden geneli görmemize yardımcı olabilir sanırım.

EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ
Rakamlar çok vahim! SGK verilerine göre çırak, stajyer ve kursiyer sayısında son bir yılda 1 milyon 250 bin civarında artış yaşanmış. Bu kişiler resmi olarak işsiz de sayılmadıkları için, hükümetin rakamlarında bunları birer istihdam mucizesi olarak görüyoruz. Bu şekilde duyurmaktan da hiçbir hicap duymuyorlar.
Sonuçta bu işsizlik sorunsalı, ülkemizde yaşanan başkaca sorunlardan bağımsız düşünülemeyeceği için; birkaç sene iş arayan ve bulamayan kadın, böyle bir isteği de varsa evlenme ihtimaline daha çok yaklaşıyor. Evli olan kadınların çocuk yapma ihtimalinden ötürü işe girme olasılığı daha çok düşüyor. Çocuk sahibi olup hala iş bulamayan kadınsa artık tamamen eve çakılıyor. Tüm sosyal medya ve televizyon alanlarında gördüğümüz kutsal annelik tatavaları da bunu besliyor elbette. Yine de çalışmayı tercih eden kadınlar ise neredeyse maaşlarını tamamen kreş ya da bakıcılara para vermek üzere alıyor desek, yanlış olmaz sanırım. Aradığı, eğitimini aldığı veya bir insana yaraşır koşullardaki işi bulamayan kadınların evde ev işlerine, çocuk ya da yaşlı bakımı ile ev içi görünmeyen emek silsilesine katıldığı sonucuyla yüzleşiyoruz sonra da.
Ülkedeki işsiz sayısının fazlalığından faydalanıp düşük maaşla çalıştırılma ile mücadele ederken önümüze pervasızca çıkarılan deneme süresi ya da stajyer statüsü gibi uydurma kavramlarınız sizin olsun. Emeğimizin karşılığını istiyoruz.

İlgili haberler
Roman kadınların en büyük derdi işsizlik

İzmir’de kurulan Türkiye’nin ilk kadın Roman derneği Roman Kadınları Kalkındırma ve Güzelleştirme De...

GÜNÜN RAKAMI: Kadın işsizliği son dört yılın en yü...

DİSK-AR’ ın TÜİK verileri üzerinden yaptığı çalışmanın sonuçlarına göre, Şubat, Mart ve Nisan ayları...

İşsizliğin ‘İŞKUR’lu hali

Üniversite mezunu kadın iş bulamayınca umudunu İŞKUR’a bağladı. Temizlik görevlisi olarak işe başlay...