aile

Erdoğan ‘Aileyi korumayı hedefliyoruz’ diyerek yine LGBTİ’leri hedef aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlçe Müftüleri İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğine değinerek yine aile vurgusu yaptı.

‘Aileyi koruma’ lafının altından yine nefret ve düşmanlık çıktı!

‘Aileyi koruyoruz’ kod adıyla yürütülen tüm politikalar sonucunda adım adım eşit yurttaşlık hakkımız, şiddete karşı korunma hakkımız, fikrimizi ifade etme hakkımız vb. Pek çok hakkımız boğuluyor.

Aile nasıl kutsal oldu?

Kadınlık, annelik, aile… Hep mi böyleydi? Anneler gününe özel bir sorumuz olsun bu soru. Cevabını da tarihe bakarak, bilime dayanarak, mitleri yıkarak verelim…

Diyanet, eşcinsellik, darbe, aile vd...

Yükselen kadın düşmanı, homofobik, ırkçı ve sermaye dostu hareket, ‘aileyi ve çocukları dinsizliğe, aile değerlerinin yok edilmesine, homoseksüelliğe karşı savunmak’ iddiasıyla bir ‘korkuya’ oynuyor.

Şiddete karşı merhamet değil, eşitlik lazım

Aile ve evlilikte ısrar sürdükçe, kadınlara boşanmayacaksınız dendikçe, kadınlar insan değil; eş, anne, bacı olarak görüldükçe, mahkemelere kanunu bırak dedikçe nasıl engelleyecek bu iktidar şiddeti?

Hayat şuranın yapıldığı saraydaki gibi değil!

‘Sizin çocuklarınızla, iktidar sahiplerinin çocuklarıyla aynı rızk düşmüyor bu ülkede yaşayanların çocuklarına. Hayat, şuranın yapıldığı saraydaki gibi akmıyor…’

Uzlaşma yok!

Kadınların ‘uzlaşmasını’ istedikleri bir bakıma kölelik aslında; her ne olursa olsun boyun eğilecek, “ailenin bekası için” içinde kalınacak bir hapishanede yaşamakla uzlaşmak...

‘Aile’nin peçesi yırtılıyor’

‘Aile ne idi?’ Aile, kadını sömüren; emek gücünü karşılıksız bırakan; ruhunu, bedenini baskı altında tutan çürümüşlüğün en açık ifadesiydi.

GÜNÜN BİLGİSİ: Çocuklar ailenin ve devletin malı değildir!

Ailede, toplumda ve devlette çocuk algısıyla ilgili ciddi bir problem var. Peki toplumun bu algısı ve çocuklar üzerindeki tahakkümü doğru mu?

İnternetten ‘ikinci eş’, e-postayla ‘boş ol’ devri

Yaptıkları; yüzyılların mücadelesine dayanan, kadınların kanlarıyla canlarıyla bedel ödeyerek yasalara kazıttıkları haklarının “Bunda ne var?” kofluğu içindeki sorularla bertaraf edilmesi...

Boşanmalarda ‘ara bulucu’ dönemi: HADİ, EŞİTMİŞ GİBİ UZLAŞIN BAKİİİMM

“İsteseniz de istemeseniz de bu yasa geçecek” diyenler “İsteseniz de istemeseniz de bu evlilik devam edecek” noktasına hızla vardı. Daha neler olacağını tahmin etmek de ne yazık ki zor değil!

Olay yeri: Aile

Failler ve onların eylemine tanıklık edenlerin bu sırrı saklamaya dair motivasyonu kutsal aile mitini sarsmamak. Enseste maruz kalanlarınki ise suçlanmaktan korkmak.

Çocuk evliliklere tepkiyi azaltan ne?

Araştırmalar, erken yaşta evlilikleri onaylayanların son 3 yılda inanılmaz oranlarda arttığını gösteriyor. Sosyolog Tuba Demirci Yılmaz, toplumun bu duruma nasıl getirildiğini anlatıyor.

GÜNÜN TARİHİ: Aile Günü

15 Mayıs günü 1994 yılında Uluslararası Aile Günü ilan edildi. Kadınları aile dışı tanımlamanın sakıncalı görülmesi ise tabii ki daha öncesine dayanıyor.