23 Nisan'a çocuklar yine acı bir tabloyla giriyor
Türkiye'de 2 milyon çocuk işçi var ve çocukların büyük bir kısmı kayıt dışı olarak çalışıyor. Çırak olarak çalışan çocuklarsa 'çocuk işçi' olarak görülmüyor ancak bir işçi kadar ağır işlere koşturuyor

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocukların payına yine çalışma, yoksullukla mücadele etmek ve ölüm düşüyor... DİSK/Genel-İş Sendikasının “Emek Araştırmaları/Türkiye’de Çocuk İşçi Olmak” raporu, Türkiye’deki çocuk işçiliğinin vahim boyutlarını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de 2 milyon çocuk işçi var ve çocukların büyük bir kısmı kayıt dışı çalışıyor. Çırak olarak çalışan çocuklarsa ‘çocuk işçi’ olarak görülmüyor, ancak bir işçi kadar ağır işlere koşturuyor. Rapora göre 2012 yılından beri çocuk işçiliğinde artış var. Türkiye’de uzun zamandır sorun olarak karşımıza çıkan çocuk işçiliği 2012 yılında 601 bin iken 2016 yılına gelindiğinde 709 bin olmuş ve bu rakamlar sadece 15 ile 17 yaş arasındaki çocukları gösteriyor.

RESMİ KAYITDIŞILIK: ÇIRAKLAR VE STAJYERLER
Birçok işyerinde ve çalışma ortamında karşılaştığımız çıraklık yapan çocuklar resmi olarak çocuk işçi sayılmıyorlar bile. Çıraklığın ve stajyerliğin tanımı meslek öğrenmek. Ancak çıraklar da stajyerler de mesleği en ağır koşullarda çalışarak öğrenmek durumunda kalıyorlar ve resmi olarak işçi sayılmıyorlar. Böylesi bir durumda çırak ve stajyer çocuklar geleceksiz, güvencesiz ve kötü koşullarda çalışmak zorunda kalırken işveren de onları ucuz iş gücü olarak görüyor. Sömürdükçe sömürüyor.


ÇOCUKLARIN YÜZDE 80’E YAKINI KAYIT DIŞI…
2016 TÜİK verilerine göre çocuk işçilerin yüzde 78’i kayıt dışı çalışıyor. 2016 yılında 15-17 yaş arasındaki 708 bin çocuk işçinin 558 bini kayıt dışı çalıştırılırken sadece 150 bini sigortalı... Yani çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı. Kayıt dışı çocuklar kırlarda da kentlerde de kayıt dışı çalıştırılıyor. Kentlerde çalışan çocuklar, çoğunlukla küçük işletmelerde çalışırken bu işletmeler yasal yükümlülüklerden kaçınmak için düşük ücretli ve kayıt dışı çocuk emeğine başvuruyor. Kırsal kesimlerde ise tarım sektöründe yoğunlaşan çocuk işçiler ya mevsimlik işlerde ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalıştırılıyor. Ev işlerinde de tarım işçiliğinde de kız çocukları daha fazla çalıştırılıyor.

ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜNÜN EN DERİN HALİ: SURİYELİ ÇOCUKLAR
Suriye’de 6 yıldır süren savaş ve çatışma ortamından kaçarak Türkiye’ye gelen çocuklar da burada işçi olarak yaşamlarını sürdürüyor. Ekonomik ve sosyal olanakların yoksunluğundan ötürü çalışmak zorunda kalan çocuklar eğitim olanaklarından yeterince yararlanamayarak erken yaşlarda ailelerine destek olmak için kayıt dışı sektörlerde çalışmaya başlıyor. Tarımın yanı sıra sokaklarda, sanayinin ve hizmet sektörünün çeşitli alanlarında çalışan mülteci çocuklar her türlü şiddet ve ihmale açıkken hiçbir güvenceye de sahip değil.
Suriyeli çocuklarla birlikte büyüyen çocuk işçi sayısı ise çok çarpıcı. 2 milyon 969 bin 669 Suriyelinin neredeyse yarısı yani 1 milyon 358 bin 904’ü 18 yaşının altında ve bu çocukların yarıya yakını da eğitim olanaklarından yararlanamadığı için kayıt dışı sektörlerde çalışıyor.

2016 YILINDA 56 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
Çocukların çalışma yaşamında yer alması ve fiziksel güçleri ile uygun olmayan ortamlarda çalışması onları her gün ölümle burun buruna getiriyor. Çocuklarda yetişkin işçiler gibi iş güvenliği tedbirlerinin yeterli ölçüde alınmadığı çalışma ortamlarında iş kazası ve meslek hastalıklarıyla sıkça karşılaşıyor. Özellikle kayıt dışı fason üretimin yaygın olduğu küçük işyerlerinde ve tarımda ücretsiz aile işçisi olarak çalışan çocuklar, sağlık açısından ağır ve tehlikeli işlerde çalışıyor. İş cinayetine maruz kalan çocuk sayısına ilişkin İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi tarafından tutulan verilerde de iş kazası sonucu hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı artıyor. 2012 yılında 32 çocuk, iş cinayetlerinde hayatını kaybetmişken, 2016 yılına gelindiğinde 56 çocuğun iş cinayetleri sonucu hayatını kaybettiği görülüyor.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR
Bu verilerle de 23 Nisan çocuk bayramının yine çocuklara tam olarak armağan edilmediğini, çocukların sağlıksız güvencesiz koşullarda yaşamaya mecbur kaldığını görüyoruz. Oysa DİSK/Genel-İş Sendikasının hazırladığı raporda çocuk işçiliğini önlemek için şart koştuğu talepler imkansız şeyler değil!
DİSK/Genel-İş’in talepleri, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere uyması, sözleşmeleri uygulaması, gerekli düzenlemeleri ve denetimleri sağlaması. Çocuk işçiliğini önlemek için ailelerin ekonomik durumunu yükseltecek ve işsiz aile bireylerine istihdam sağlayacak ekonomi politikaları oluşturulması. 2012 yılında yasalaşan 4+4+4 eğitim sisteminde zorunlu ilköğretim yaşı düşürülmesiyle çocuk işçiliği yaşının fiilen 13 yaşına düşürülmesine karşın eğitim sisteminde kesintisiz eğitimin esas alınması ve çocuklara eğitim yardımı yapılması talep ediliyor.

İlgili haberler
GÜNÜN RAKAMI: 17 çocuk doğum yaparken, 2 bin 404 b...

Bunlar Sağlık Bakanlığı'nın resmi verileri. Gerçek rakamlar ise bundan çok daha fazla.

GÜNÜN RAKAMI: Korunmaya muhtaç çocuk sayısı 2 yıld...

Bu korkunç artışın en temel gerekçesi ise artan yoksulluk.

GÜNÜN ÖNERİSİ: Bırakın çocuklar 'çocuk' olsunlar

Bugünkü önerimizi [email protected]'e gönderdiği mektubuyla Sakarya'dan Ezgi yaptı sizin için...