Korona günlerinde kız kardeşe uzanan dayanışma eli
Zaten sosyal yardımlarla ayakta duran kadınlar, şimdi daha büyük bir yoksullukla karşı karşıya. İşte kadınların yaşadıkları ve bu yoksulluk karşısında büyüyen dayanışmanın güzelliği…

Tüm dünyada tek gündem sadece korona gibi dursa da virüsün yayılmasıyla birlikte hayatımızdaki pek çok sorun daha derin biçimlerde, daha ağır yüzleriyle açığa çıktı.  

Bu dönemde kadına yönelik şiddetin arttığını her fırsatta dile getirmeye çalıştık. Yetkililere seslenerek acil önemler talep ettik ve etmeye devam ediyoruz.

Şiddetin yanı sıra artan çok önemli bir sorunumuz daha var; yoksulluk! İşçi işsiz, kayıt dışı çalışan, gördüğü şiddet yüzünden evinden barkından olmuş kadınların dertleri bu süreçte daha da artıyor ve bu duruma yenileri ekleniyor.

Bize yansıyan örnekleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Yanı sıra, evlere kapanmak zorunda kaldığımız, fiziksel mesafeler yaşadığımız bu günlerde kadın dayanışmasını nasıl sürdürdüğümüzü aktarmak istiyorum.

GÜNDE BİR ÖĞÜN YEMEK
Sosyal hizmetlerden destek alarak yaşayan kadınların bu süreçte durumları giderek kötüleşti. Bu kadınların tek gelirleri asgari ücretin altındaki bu yardımlar. Kadınlar ve çocukların bu virüsten korunmaları için evde kalmaları gerek. Bu da mutfak masraflarını artırmış durumda.  

Elif, şiddet nedeniyle boşanmış, iki çocuğuna tek başına bakan, boşanma sürecinde nafaka bile alamamış bir kadın. Çocukları küçük olduğu için düzenli bir işte çalışma olanağı yoktu, sosyal yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyordu. Kirada oturan Elif, aldığı kısıtlı sosyal yardımla bu süreci nasıl idare ettiğini -daha doğrusu edemediğini- işte şöyle anlatıyor: “Çocukları gece geç uyutup, gündüz öğleye kadar uyumalarını sağlıyorum. Böyle yapınca günde bir veya çok zorda kalırsam iki defa yemek yiyorlar. Ancak buna gücüm yetiyor.” Yarını belli değil, günde iki öğün yemeğin masrafına bile gücü yok.

SALGINDA İŞSİZ KALDI, 200 LİRA YARDIM ALDI, ŞİMDİ SOSYAL YARDIMLARA ULAŞAMIYOR
Kocası tarafından borç batağı içinde terk edilen Bahar da iki çocuğuna tek başına bakan bir kadın. Kirada oturuyor ve iki yaşlı insana bakıyordu, şimdi salgın dolayısıyla işsiz. Belediyeden aylık 200 lira destek alıyor. Bu süreçte işten çıkartıldı. Elinde sadece o 200 lira vardı, iki günde bitti. Günlerdir sosyal yardımlara başvurmak için telefon veya internetle ulaşmaya çalışıyor ama bir türlü ulaşamıyor. Zaten ulaşsa bile yardım için ne zaman dönecekleri belli olmadığı için kaygısı büyüyor.  

KAPI KAPI GEZİP MERDİVEN TEMİZLİĞİ İŞİ SORUYOR
Fatma’nın eşi korona salgını sürecinden önce işsiz kalmış. Çok defa elektrik ve sularının kesildiğini söylüyor. Sosyal yardıma başvurmak istiyor ama oturdukları ev kira değil kendi evleri olduğu için hiçbir başvurusundan karşılık bulamamış. Son dönemde şiddet de gördüğünü anlatıyor. Bu günlerde kapı kapı gezip merdiven temizliği işi bulmaya çalışıyor, “Bu dönem böyle bir iş bulmak bile mucize” diyor. 

HAYATTAN BEZMEK…
İki çocuğu olan Hülya’nın eşi tersanede iş kazası geçirmiş ve aylardır evde. Uzun bir süre daha işe dönemeyecek. Birikmiş 5 aylık kira borçları olduğunu, sosyal hizmetlere ve belediyeye birçok başvuru yapmalarına rağmen henüz kendilerine bir yardım ulaşmadığını söylüyor. Görüşmemizde içimize bıçak gibi işleyen bir cümle kuruyor; “Ailecek intihar etsek de kurtulsak…” 


BU BÖYLE GİTMEZ DEDİK, DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEK İÇİN KOLLARI SIVADIK
Elif, Bahar, Fatma, Hülya ve adını sayamadığımız, hikayesini paylaşamadığımız daha onlarca kadın…  

Derneğimize ulaşan kadınların acil çözülmesi gereken bu sorunları karşısında korona salgınının yarattığı fiziksel mesafeleri ve yarattığı evlere kapanma halini aşarak nasıl bir dayanışma ağı kurabileceğimizi tartıştık hep birlikte. Dayanışmaya, mücadeleye inanmış birçok kadın kolları sıvadı.

EVİNDEKİ ERZAĞINI, ÇOCUĞUNUN MAMASINI PAYLAŞANLAR…
Esenyalı herkesin kendi yağıyla kavrulduğu bir mahalle. Herkesin bu salgın sürecinin sonrasında hayatı nasıl idame ettirebileceğine ilişkin kaygısı var elbette. Ama bu, dayanışmanın, elinden geleni yapma çabasının önüne geçmedi. Elinde evinde ne varsa paylaşmaya hazır yüzlerce insanla adeta bir ağ ördük.  

Dayanışma çağrımızın ardından evindeki erzağını, çocuğunun mamasını, bezini bölüşen, evinde ekmek pişirip ihtiyacı olanın kapısına götüren, pişirdiği yemeğin yarısını yukarıda anlattığımız gibi durumda olan kadınlarla günlük olarak paylaşan onlarca kadın oldu.

Sonrasında bu dayanışma ağı giderek büyümeye başladı.

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği mahallede yıllardır var olan bir dernek, yaptığımız çağrıların bir karşılığı olduğunu kadını erkeği, işçisi esnafı, doktoru avukatı herkes tarafından biliniyor. Yıllardır mücadele ile etrafımızda adeta bir dayanışma çemberi oluşturan çok farklı kesimlerden insanlar çağrılarımızın ardından “Biz ne yapabiliriz? Siz bizi yönlendirin…” dedi. Bu zor zamanlarda bizim hem kamuoyuna yansıttıklarımızı gören hem de bizim zaten bu koşullarda dayanışmayı büyüteceğimizi bilen dernekte gönüllü olan avukat, öğretmen, eczacı, terzi, esnaf gibi birçok güzel dostumuz elinde ne varsa kadınlarla paylaştı.

Şimdi biz bu dayanışmayı daha çok büyüteceğiz.

Biliyoruz ki bize bizim dışımızda kimse el uzatmıyor. Açıklanan ekonomi paketlerinde gördüğümüz bu. Alelacele çıkarılan yasalarla gördüğümüz bu. Her sınıf, kendi sınıfının çıkarlarının peşinde. Bunu da alenen görüyoruz.

Elbette bu zor zamanlarda emekçiler için hayatı daha da zorlaştıran politikalara karşı sesimizi yükselteceğiz, bu kötü koşulların son bulması için taleplerimizi dile getirmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz.

Ama biliyoruz ki bir maskeyi bile dağıtamayanlar, bir tek yaraya derman olamayanlar bunu sadece beceriksizlikten değil, aynı zamanda bu koşullarda yaşam sürenler çok da umurlarında olmadığı için bir “tercih”le işçilerin, emekçilerin, kadınların, çocukların ihtiyaçlarına yanıt oluşturmuyorlar.

Korona günlerinde de hem dayanışmayı büyüteceğiz hem de kötü yönettikleri bu sürecin nasıl ayrımcı olduğunu durmadan dile getirmeye devam edeceğiz.

İlgili haberler
Korona günlerinde şiddet: Bahaneler arttı, acil ön...

Kuşlara ekmek vermek, çocukların ses çıkarması bahanesiyle şiddet, uzaklaştırma kararına rağmen salg...

Esenyalı Mahallesi’nden kadınlar: Korona fırsatçıl...

Esenyalı Mahallesi’nde yaşayan kadınlar korona fırsatçılığı yapıp çocuk istismarından hükümlü olanla...

Karantina da yoksula değil, zengine…

Ev işçisi Esma anlatıyor: Evde hasta varsa bir odada karantinaya alın diyorlar. Bizim küçücük iki od...