Sincanlı kadınlar nasıl bir dünya istiyor?
Kadınlara bir dert sor bin ‘ah’ işit! Kadınlara “Nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?” sorusunu sorduk.

Yaklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, “Nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?” sorusunu yönelttiğimiz Sincanlı kadınlar, adeta içlerini döktü. Çocuk istismarından kadına yönelik şiddete, savaşa, sokakların güvenli olmamasına kadar birçok konuda tepkilerini dile getirdi.

Pazarda rastgele konuştuğumuz kadınlardan biri Irak’tan gelmiş, çok az Türkçe bildiğini söylüyor. Birkaç denemeden sonra anlaşamayacağımızı düşünüp yanından ayrılacakken, oğlu Talha imdadımıza yetişiyor ve çevirmenliğimizi yapıyor.

‘KİM, NEDEN SAVAŞ İSTİYOR, ÇÖZEMEDİK’
Ülkelerinde savaşın devam ettiğini ve henüz geri dönemeyeceklerini söylüyorlar. “Türkiye’de çok zorlandık, bize gidin diyorlar ama nereye gidelim. Eşim orda kaldı, ben üç çocukla buradayım. Çocuklarım halı yıkamacıda çalışıyor. Sigorta falan yapmıyorlar. Evim kira. Zor geçiniyoruz” diyen Irak göçmeni kadının en büyük dileği savaşın bitmesi.

Bu sırada yanımıza yaklaşan genç kadın da Talha’nın yengesi. Sohbetimize ortak oluyor: “Keşke bitse de evimize dönsek ama yıllardır bitmiyor. Herkes bir şey söylüyor ben de anlamıyorum bu savaşın sebebi ne? Kim, neden savaş istiyor çözemedik”.

‘ÖZGÜRLÜK İSTİYORUM’
Eşiyle birlikte alışveriş yapan Ayşe ise “Türkiye’de kadınlar eziliyor, dövülüyor, sövülüyor, işte ya da evde fark etmiyor, her türlü sömürülüyoruz. Kadınlar için özgürlük istiyorum, eşleriyle eşit haklara sahip olmalarını isterdim” diyerek cevaplıyor sorumuzu. Eşine dönüp “Arada benimki de sapıtıyor ama ben ezdirmiyorum kendimi” diyerek gülen Ayşe, şöyle devam ediyor: “Bana kalırsa bir iki erkeği alıp bir güzel dövmek lazım ama bu da çözüm değil işte. Hükümet bir şeyler yapmalı. Sizce yapıyor mu? Kadınların kıskaç altına almaktan başka ne yapıyor? Tecavüzcüleri sokağa salmaktan başka ne yapıyor? Daha caydırıcı cezalar gelmeli ancak öyle çözülebilir diye düşünüyorum.”
Yanlarından ayrılırken “Bir de bu ülkenin başkanının kadın olmasını isterdim, kadınlar daha iyi yönetir, buna inanıyorum” diye ekliyor.

‘GECELERİ SOKAĞA ÇIKMAK İSTİYORUM’
Genç bir kadın olan Sıla ise geceleri sokağa çıkamamaktan yakınıyor. “Hava kararınca korkuyorum vallahi. Sarhoşu, sapığı hepsi sokakta. Belki daha iyi aydınlatma yapılabilir, yani her yere sokak lambaları koysunlar, aklıma bu geliyor.”

Merve ise bir dikim evinde çalışıyor. Çalışan kadınların sorunlarından bahsediyor bize. “Öncelikle çalışan kadının emeğine değer verilmeli, benim şartlarım fena değil. Ama özel sektörde kadınlar erkeklerle aynı işi yapıyor, daha az para alıyor. Ben de çalışıyorum, bak bu saatte hâlâ pazardayım, daha gidip yemek yapacağım. Evde iki oğlan bir de eşim var, neye faydaları var? Bir de bana ‘Anne zaten bütün gün oturuyorsun sen’ diyorlar. İşyerinde herkeste boyun fıtığı var oturmaktan. Hayat zor yani, ne denir ki başka...”

‘ELİN ADAMI ÖLDÜRSÜN DİYE DOĞURMADIM’
Merve’yle sohbetimize kulak misafiri olan bir kadın da söze giriyor: “Karakollar kadını yanlış yönlendiriyor. Gidiyorsun ilgilenmiyorlar bile. Yapman gerekeni de yanlış söylüyorlar sana. Mutsuzsan boşan kardeşim, öldürmek, dövmek nedir ya! Ben de anneyim. Kızlarımı elin adamı öldürsün diye doğurmadım” diyor öfkeyle.

Banu ise “ev kadınlığını sevdiğini” söylüyor. Ama işin ekonomik yanından şikayetçi: “Valla paran varsa eğer rahatsın, ama ekonomik olarak zorlanıyorsan evde kavga oluyor. Eşim bana hiç vurmadı, ama bazı dönemlerimiz oldu, kavga ettik. Zor durumdaydık, maddi olarak sinirimizi birbirimizden çıkardık.”

İlgili haberler
Değiştirebileceğimizi hatırlatan bir gün

Geleceği de ancak geçmişimizi bilerek değiştirebileceğimize göre, o zaman, neydi 8 Mart’ı bize öneml...

Birlik ve dayanışma için 8 Mart’ta buluşalım

Birbirimize sadece dertlerimizi anlatmıyoruz, çözüm önerileri de sunuyoruz. Anlattıkça çoğalıyor, ço...

Bu 8 Mart, başka 8 Martlara benzemiyor

Bu 8 Mart başka... Emekçi Kadınlar Günü değil de “Emekçi Kadınların Fedakarlık Günü”ne dönüştürülmek...