Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi: Nafaka konusunda kadınlardan tarafız!
Tüm Yönleriyle Nafaka Çalıştayı’nın sonuç bildirgesini yayımlayan Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, nafaka tartışmalarında kadınların tarafında olduğunu belirtti.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, ‘Tüm Yönleriyle Nafaka Çalıştayı’nın sonuç bildirgesini yayımladı. Konunun uzmanlarıyla gerçekleştirilen çalıştayda, nafaka konusunda kamuoyunun yanlış bilgilendirildiği söylendi. İştirak ve yoksulluk nafakasının bilerek karıştırıldığına yer verilen bildirgede, “Nafaka konusunda yasada kadınlar aleyhine bir düzenleme yapılması kabul edilebilecek bir durum değildir” denildi ve kadınlardan taraf olduklarını belirtti.

Akademisyen, avukat, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yargıç, kadın örgütleri temsilcileri, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan avukat ve uzmanların katılımı ile 12 Ocak 2019 tarihinde gerçekleştirilen çalıştayda, nafaka konusunun tüm yönleriyle konunun uzmanları tarafından tartışıldığı ifade edildi.

NAFAKA KONUSU ÖZÜNDEN UZAKLAŞTIRILIYOR
Nafaka tartışmasının kamuoyunun önüne tekil örnekler üzerinden mağduriyetlerin yasal düzenleme talebinin dayanağı olarak ileri sürüldüğü ve bu mağduriyetlere ilişkin hiçbir bilimsel kriter, araştırma veya veri sunulmadığı belirtilirken “Tanımı, sayısı, oranı belirsiz bir mağdur erkekler iddiası üzerinden yasal değişiklik girişimi son derece sakıncalıdır. Kaldı ki sınırlı sayıda mağduriyet olsa bile, her türlü eşitsizlik ve cinsiyetçi politikalar altında yoksulluk ile hayatlarını sürdürmek durumunda kalan ülkemiz kadınlarının yaşamış olduğu tablonun dikkate alınması gereklidir. Nafakanın bu açıdan tartışılması konuyu özünden uzaklaştırmaktadır” açıklamaları yapıldı.

Kamuoyunun da nafaka konusunda yanlış bilgilendirildiği ve yoksulluk nafakasının süresiz olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilen bildirgede, “Süresiz olan, daha doğrusu çocukların 18 yaşına gelmesine kadar devam eden nafaka, iştirak nafakası olup, velayet kendisine verilmeyen eş tarafından ödenen nafaka biçimidir. Yoksulluk ve iştirak nafakası, bilinçli olarak karıştırılmakta, adeta kadınlara ödenen nafakanın asla kaldırılmayan bir nafaka olduğu biçiminde bir algı yaratılmak istenilmektedir. Burada üzücü olan, çocuklar için ödenen nafakanın da tartışmanın bir parçası haline getirilmiş olmasıdır” denildi.

DÜNYADA SÜRESİZ NAFAKA ÖRNEKLERİ
Dünya Küresel Güç sıralamasında ikinci sırada yer alan İsviçre başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinden örnekler ile nafaka konusunun karşılaştırıldığı belirtilerek, “Nafaka konusu, her toplumun refah düzeyine, devletin sosyal yardım ve sosyal güvence sağlama düzeyine, toplumun sosyo-ekonomik yapısına, toplumsal cinsiyet eşitliği düzeyine, kadınların istihdama katılım oranına, kadının ücretsiz ev içi emeğinin karşılığının hukuksal mekanizmalarla sağlanıp sağlanmadığına göre farklılıklar göstermesine rağmen ve nafaka, aile hukukunda en az teorik ve ampirik çalışmaya konu olmuş alanlardan biri olmasına rağmen, dünyanın hiçbir yerinde süresiz nafaka olmadığı iddia edilmektedir. Örneklemeler yanlış bilgiler içermektedir. ABD ve pek çok Avrupa ülkesinde süresiz nafaka uygulaması mevcuttur ve bu ülkelerden söz edilmemesi düşündürücüdür. Örneğin İngiltere’de nafaka borçlusu eşin ölmesi halinde dahi, belirli şartlarda, nafaka ödeme yükümlülüğü, tereke üzerinden ödenmeye devam edilmektedir. Bu açıdan uluslararası örneklerin objektif ve doğru bilgi temelinde verilmesi önemlidir” ifadelerine yer verildi.

YETKİLİLER TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMALAR KAYGI VERİCİ
Bu ve benzeri manipülatif açıklamaların yetkili kişiler tarafından yapılmasının ve hatta yüksek yargı organı temsilcilerinin dahi yönlendirici yorumlarla taraf olmasının kaygı verici olduğunu vurgulayan Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, “Türkiye’de kadınların iş gücüne katılma oranı 2018 için yüzde 34,9 iken erkeklerde bu oran yüzde 73,5’tir. Oranlar kadın yoksulluğunu ve eşitsizliği gözler önüne sermektedir. Eşitsizliğin ürettiği yoksulluk konuşulmadan nafakanın tartışılması, son derece sakıncalı sonuçlara neden olabilecektir. Kadınların iş gücüne katılımı eşitsiz, çalıştığı iş kayıt dışı, düzensiz ve güvencesizken ev içi ücretsiz emek ve bakım emeği ve eğitim öğretim alanındaki eşitsizlikler çözülmemişken, nafaka konusunda yasada kadınlar aleyhine bir düzenleme yapılması kabul edilebilecek bir durum değildir”açıklamasında bulundu.

KANUNA İLİŞKİN DEĞİŞİKLER KADINLARIN ALEYHİNE
Nafaka üzerinden yürütülmekte olan tartışmanın temel dayanağının 2017'de “Boşanma Komisyonu Raporu” olarak bilinen rapor üzerinden oluşturulduğu ifade edilirken, “Nafakanın yanında velayet, gizli yargılama, arabuluculuk, basit yargılama, mal rejimi, hatta ve hatta 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a ilişkin değişiklikler dahil kadınlar aleyhine öneriler içermektedir” bilgileri paylaşıldı.

Boşanma Komisyonu Rapor’unda yer alan önerilerin kadınlar aleyhine yasal düzenlemelerin devam edeceği sinyallerinin verildiği belirtilirken, “Şiddet, yoksulluk, eşitsizlik gibi kadınların yaşadığı pek çok ciddi sorun var iken ve bu sorunlara ilişkin çalışmalar yapılması gerekirken, nafakanın sınırlandırılmak istenmesini çok sakıncalı bulduğumuzu belirtmek gereklidir. Sosyal devlet ve kadınlar için sosyal güvenlik mekanizmalarının çok sınırlı olduğu bir sistemde nafakayı sınırlamak, kadınların boşanma ile düşecekleri yoksullukla onları baş başa bırakmak anlamına gelecektir. Evliliğin bitmesinin ardından, hayatın her alanındaki eşitsiz koşullar nedeniyle yoksulluk kadın için kaçınılmaz bir sonuç olmaktadır. Kadınların boşanmanın ardından nafakaya ulaşmasını güçleştirmek ya pek çok kadını sadece sosyal yardımlara muhtaç edecek ya da kadınlar boşanmanın ardından hayatını sürdüremeyeceğini düşüneceğinden boşanmadan vazgeçmek durumunda kalabilecektir. Yasal ve fiili olarak kadın erkek eşitliği sağlanmadan nafakanın süreye bağlanması halinde, kadın mutlu olmadığı belki de şiddet gördüğü bir evliliğe mahkum olabilecektir” açıklamaları yapıldı.

KADINLAR NAFAKAYLA GÜNÜNÜ GÜN ETMİYOR!
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek kadının mağduriyetinin nafaka ile karşılanmasının doğal bir şey olduğuna vurgu yapılırken, kadının ev içi emeğinin yok sayılmadan nafaka meselesinin konuşulması gerektiği ifade edildi ve “Nafaka ile bağlantılı olarak kadınlar, hiçbir iş yapmayan, eş parasıyla gününü gün eden insanlar biçiminde lanse edilmektedir. Üstelik kadın ev içi emeğini aileye harcamaktadır, dolayısıyla aileye harcanan ev içi emek de erkeğin dışarıda harcadığı emek de eşit değerdedir”denildi.

Nafakayla ilgili asıl mağduriyetin kadınlar tarafından yaşandığı ve kadınların çoğunluğunun mahkeme kararı olsa dahi hem yoksulluk hem iştirak nafakasını alamadığı belirtilen bildirgede, “Bu nedenle nafakanın süreyle sınırlandırılmasının değil, nafakanın kadınlara ödenebilmesinin sağlanması konusunda düzenlemeler yapılmalıdır. Bu kapsamda kadın örgütlerinin, bu alanda çalışan hukukçu, akademisyen ve sosyal çalışmacıların deneyim ve birikimleri dikkate alınmalıdır. Nafaka konusu bu birikim olmaksızın, belirsiz tekil örnekler ve tek başına erkek mağdurlar üzerinden konuşulmamalıdır. Nafakanın tahsili konusunda devletin ödeme yapabileceği yol ve yöntemler üzerinde kafa yorulmalıdır. Kaldı ki bu tartışma ile önerilen yasal düzenleme, devletin onayladığı BM Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi ve Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi(İstanbul Sözleşmesi) dahil uluslararası sözleşmelere de aykırıdır” bilgilerine yer verildi.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, olarak nafaka tartışmasında kadınların yanında taraf olduğunu belirterek çalıştayın sonuçlarını bütün kurumlarla paylaşacağını ve bu yasal düzenleme konusunda fikirlerini Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve ilgili birimlere aktaracağını ifade etti.

İlgili haberler
Nafaka nedir, ne değildir?

Nafaka gerçekten de adaletsiz bir uygulama mıdır? Kadınların elinden alınmak istenen nedir tam olara...

Nafaka ile ilgili bilmeniz gereken 5 gerçek!

‘Kadınlar nafaka ile yan gelip yatıyor’, ‘nafakayı ödeyemeyen koca böbreğini sattı’, ‘kadınlar nafak...

Nafakanın kaldırılması ekonomik şiddettir

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü öncesinde Antalya Kadın Platformu, nafaka hakkı konus...