11. yargı paketi ile getirilen, kadınların tepki gösterdiği infaz düzenlemesinin ardından iktidarın cezasızlık için yeni bir adım attığı ortaya çıktı. Türkiye gazetesinde yayımlanan habere göre iktidar yeni bir infaz düzenlemesi hazırlığı yapıyor. Bu düzenleme ile “infaz eşitliği” adı altında hükümlülerin aldıkları cezanın yarısının infaz edilmesi planlanıyor. 11. yargı paketinde yer alan infaz düzenlemesinin hemen ardından, bu düzenlemeden yararlanarak cezaevinden çıkan Okan Gür, Rojda Yakışıklı’yı öldürmüşken iktidar, bu cezasızlık düzenini daha da yaygınlaştırmak istiyor.
Düzenlemede ne var?
Düzenleme ile alınan hapis cezasının yarısının cezaevinde infaz edilmesi, kalan sürenin ise dışarıda geçirilmesi; halihazırda cezasının yarısı infaz edilen hükümlülerin ise tahliye edilmesi öngörülüyor. Bu uygulamada belirleyici olan faktörün “iyi hal” olacağı belirtilirken, planlanan düzenleme ile hükümlülerin iyi haline karar verecek olan cezaevi gözlem kurullarının da işleyişine dair adımların atılacağı belirtiliyor. Gözlem kurullarında psikolog, pedagog, psikiyatr gibi uzmanların etkinliğinin artırılması ve hükümlülerin “Gerçekten pişman olup olmadığı, cezaevinden çıkınca suç işleyip işlemeyeceği”nin bu şekilde tespit edilmek istendiği ifade ediliyor.
Kadınlar çok uzun bir süredir, suçun yalnızca psikolojik bir kaynağı olmadığını hem kadına yönelik şiddette hem de suça sürüklenen çocuklar tartışmasında dile getirmişti. Aynı zamanda infaz düzenlemeleriyle salıverilen faillerin takibinin devlet tarafından yapılması, özellikle de failin salınmasıyla birlikte tehlikede olan kadınların ve çocukların güvenliği için adımlar atılması gerektiği vurgulanmıştı. Ancak planlanan düzenlemede görüldüğü üzere, cezaevi sonrasındaki takip mekanizması tahliye edilen hükümlülerin kendilerine ve ailelerine yönelik psikolojik destek ile sınırlı tutuluyor. Hükümlülerin iş bulmasının, mesleki eğitim desteği gibi çeşitli desteklerin sağlanacağı ifade ediliyor; ancak bu desteğin de nasıl sağlanacağı belirsiz.
Kadın ve çocuklar için büyük tehlike
Planlanan düzenlemeyi değerlendiren İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Yelda Koçak, “Geçtiğimiz günlerde ‘infaz düzenlemesi’ adı altında çıkartılan affın olumsuz sonuçlarını hızlıca gördük. Rojda Yakışıklı, uyuşturucu ticareti, çete faaliyeti ve kasten yaralama gibi suçları işlemiş ve bu afla serbest kalan Okan Gür tarafından önce tehdit edildi ardından öldürüldü. Bu tesadüf değil, bu bizim bildiğimiz bir cinayet kronolojisidir” ifadelerini kullandı. Daha önce de yapılan aflarla serbest bırakılan erkeklerin ikinci, üçüncü cinayetlerini işlediklerini hatırlatan Av. Koçak, “Kadın örgütleri, Barolar Meclisi ve Adalet Bakanlığı çok net biçimde uyardı. Buna rağmen hiçbir önlem alınmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir risk değerlendirmesi yapmadı. Daha önce aleyhine tedbir kararı alınan kişiler tespit edilmedi. Şimdi bu profilde 40-50 bin kişinin serbest bırakılması konuşuluyor, bu kadın ve çocuklar açısından büyük tehlike” dedi. Av. Koçak, “Sürekli olarak çıkartılan af ve infaz düzenlemeleri bir kırılmaya neden oluyor. Hangi suç işlenirse işlensin, cezalar yeni bir suçun önünde bir engel olarak görülmüyor. Sürekli olarak bu biçimde af düzenlemeleri, infaz düzenlemeleri yapmak cezasızlık politikalarının kurumsallaştırılmasıdır” dedi.
‘Faili aklayan bir yaklaşım var’
Av. Koçak, onarıcı adalet sisteminin sadece faili merkeze alarak gerçekleştirilemeyeceğinin altını çizerek potansiyel mağdurların merkeze alınarak atılması gereken adımların olduğunu söyledi. Salıverilen kişilerin husumetli olduğu, haklarında 6284’e dayalı tedbir kararları olup olmadığı ya da tehdit ettiği kişilere ulaşıp ulaşamayacağı gibi risklerin değerlendirilmesinin öneminin altını çizdi. Planlanan düzenlemede faillerin “iyi halinin” psikolojik değerlendirmeyle sınırlı ele alınmasının, hükümlülerin salıverildikten sonra takibinin de psikolojik değerlendirme ile sınırlı bırakılmasının büyük bir sorun olduğunu söyleyen Av. Koçak, “Kadına ve çocuğa yönelik şiddet herhangi bir psikolojik rahatsızlığın sonucu gerçekleşen suçlar değildir. Bu tutum fail korumacı ve aklayıcı bir sonuca götürür bizi. Bu suçları iradi olarak işleyenler; cezasızlık politikasına güvenerek, devletin etkili kovuşturma yürütmeyeceğine emin olarak işliyor” dedi.
Kadınlar uyarıyor: Devlet katilleri serbest bırakacak
Kadınlar, kovid-19 döneminde kabul edilen infaz düzenlemesinin kadınlara yönelik şiddet, cinayet ya da cinsel şiddet suçu işlemiş kişilerin cezasızlıkla ödüllendirilmesi anlamına geldiğini belirtmişti. Bu süreçte kadınlar, bu düzenlemenin daha fazla kadının ölümüne sebep olacağını söylemişti. Öyle de oldu:
• 2020’de Sevil Özel; Gülcan Kaymaz ve iki çocuğu; Seyhan Yüksekova ve annesi Zülfiye Yüksekova; Nurcan Polat; Zeynep Karapekmez; Meliha Ünlütürk; Çiğdem Kırtay, cezaevinden pandemi izniyle çıkan erkekler tarafından katledildi.
• 2021’de Rabia Doğan, Karina Demchenko ve Kamile Yavuz pandemi izniyle tahliye edilen erkekler tarafından öldürüldü.
• 2022’de Mutlu Menekşe, P.C, Zerif Doğan ve Gülay Doğan katledildi.
11. yargı paketinde yer alan infaz düzenlemesinde ise kadınların tepkileri sonucu kasten öldürme suçu ve cinsel suçlar işleyen kişiler kapsam dışında bırakılmıştı. Kadınlar, kasten yaralama suçunun da kapsam dışında bırakılmasını talep etmişti. Hükümlülerin tahliye edilmesi durumunda kadınların güvenliğinin sağlanması için önlemlerin alınması gerektiğini belirtmişti. Ancak kadınların uyarılarının devlet tarafından dikkate alınmaması, 11. yargı paketi ile cezaevinden tahliye olan Okan Gür’ün tahliyesinin hemen ardından Rojda Yakışıklı’yı katletmesiyle sonuçlandı.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
2025’te 420 kadın katledildi, 508 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu
Saha Araştırmaları Merkezinin basına yansıyan kadına yönelik şiddet vakalarını incelediği rapora göre 2025'te 928 hayatını kaybetti. Kadınların 420'i katledildi, 508'i şüpheli şekilde ölü bulundu.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi: Yargı paketiyle tahliye edilen failler kadınları katlediyor
İstanbul Barosu KHM, 11. Yargı Paketi ile faillerin tahliyesine tepki gösterdi, düzenlemenin kadınların yaşam hakkını tehlikeye attığını ve kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğunu vurguladı.
11. Yargı Paketi ile çıktı, kadın cinayeti işledi
"Uyuşturucu ticareti" suçundan tutulduğu cezaevinden üç gün önce tahliye edilen Okay Gür, önce görüntülü arayıp tehdit ettiği 28 yaşındaki Rojda Yakışıklı'yı öldürüp cansız bedenini boş araziye gömdü.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























